Sakarya Detay Haber
Turan Ateş

TARTIŞILAN DİYANET İŞLERİ BAŞKANI

TARTIŞILAN DİYANET İŞLERİ BAŞKANI
Bu haber 17 Kasım 2018 - 19:43 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Padişah Y.Sultan SELİM; Mısır’ı fet ettikten sonra; İslam Aleminin DİNİ Liderliği olan HALİFE’liği de devralarak ilk Osmanlı Padişahı olarak; İslam Aleminin de Dini Lideri olan HALİFELİĞİ de üstlenmiştir…
Padişah Vahdettin’e kadar da tüm Osmanlı Padişahları Halife unvanını taşımışlardır.
Kurtuluş Savaşı sonrası SALTANAT-Padişahlık kaldırılmış ama; HALİFELİK kaldırılmamıştır…Abdülmecit Efendi; HALİFE Olarak bir süre göreve devam etmiştir.
Ancak; Abdülmecit Efendinin davranışları Cumhuriyet için tehlikeli görülerek; HALİFELİK de kaldırılmıştır….
Hatta M.KEMAL’e HALİFELİK Görevi önerilmiş ise de ; M.KEMAL , bu öneriye sıcak bakmamıştır….
xxxxx
Ben; ” DEMOKRASİ, SİYASİ PARTİLER ve SEÇİM ” adlı kitabımda HALİFELİK Müessesini irdeledim…
” Acaba, HALİFELİK Kaldırılmayıp,Marmara Denizindeki adalarımızdan birisi HALİFELİK için tahsis edilip; Osmanlı Sülbümden olmak koşulu ile Halifelik devam ettirilip; Görevinin de İSLAMI Çağa göre yorumlamak ve öğretiler üretmek olarak devam etseydi; şimdiki PAPALIK gibi bir konum oluşturulsaydı…
İslam Alemi üzerinde de Türkiye’nin etkinliği ne olabilirdi?…
Ben bu soruyu ürettim ve bu konuyu Siyaset Bilimcilerimizin TARTIŞMASINA AÇTIM….
Prf.Dr. Hüseyin HATEMİ; ” Arap Alemi, bizim Padişahların HALİFELİĞİNİ kabüllenmediler….Çünkü; Peygamber sülbünden gelmesi gerektiğini ileri sürdüler…” dedi…
Hıristiyan Aleminde Hz.İsa’nın sülbünden gelmesi kuralı istenemezdi…Çünkü Hz. İSA’nın sülbü yok….
xxxxxx
Anayasamızın 136. Maddesi ile ” DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI…” Müessesi getirilmiştir.
Düzenleme metni aynen:
“Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı ,laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanunla gösterilenleri yerine getirir.”
şeklindedir…..
Türkiye’de ADALETİN Oluşumuna hizmet eden BAROLARLA ilgili Anayasadan bir düzenleme yoktur….Ama; Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili Anayasadan özel bir düzenleme vardır.
Laik bir devlette, Diyanet İşleri Başkanlığının genel idare içinde yer alması; Türk devriminin özelliklerine uygun bir laikliğin , yani dini toplum işlerinden kişisel vicdanlara itebilme işinin daha sağlam ve emin yollardan gerçekleştirilmesi dışında herhanği bir anlamda taşıyamaz….
Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluş amacı bir noktadan da ; Dinin CEMAAT ve TARİKATLARDAN ayrık tutulması amaçlamıştır…
Hıristiyan Aleminin Dini Lideri PAPA; Dini Kişilerin kendi aralarında ki Seçimle gelir….
İslam Aleminde ise; 4 HALİFE DEVRİNDE Halifelik seçimle belirlenmiştir.
xxxxxxx
Anayasamızın getirdiği temel düzenlemelerle; “Herkes vicdan ve dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir…Kamu düzenine ve genel ahlaka veya bu amaçla çıkarılan yasalara aykırı olmayan ibadetler , dini ayin ve törenler serbesttir….Kimse, ibadete,dini ayin ve törenlere katılmaya ,dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz…Kimse dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz…”
Anayasanın dinle ilgili en önemli düzenlemesi; Devletin temel yapısını DİN KURALLARINA dayandırmayı ve bazı çeşitli çıkarlar için DİN DUYGULARINDAN YARARLANMAYI Yasaklamasıdır.
Kimse devletin sosyal,iktisadi,siyasi ve hukuki temel düzenini,kısmen de olsa,DİN Kurallarına dayandırma veya siyasi ve kişisel çıkar ve nüfus sağlama amacı ile, her ne suretle olursa olsun ,dini veya din duygularını veya DİNCE Kutsal sayılan şeyleri İSTİSMAR edemez ve de kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan gerçek ve tüzel kişiler hakkında ,yasanın gösterdiği hükümler uygulanır.
LAİK DEVLET; mezhepler arasında ayrım yapmayan,resmi bir dini olmayan,dinsel kurallarla iş görmeyen bir devlettir.Bunun yanında Dinin vicdanlara itilmesi için gerekli önlemleri de devlet alabilmelidir.
xxxxxxxxxxxxxxx
Ben Üniversite sıralarında öğrenciyken; Diyanet İşleri Başkanı olan Dr. Lütfü DOĞAN;Grevleri,Ölüm Oruçlarını ve bazı sosyal sorunların çözümüne aracılık yapardı…
Ben 2004 yılında Yerel Yönetim Seçimlerini Sultanbeyli ilçesinde SEÇİM HAKİMİ olarak yürütüyorum…O zaman ki AKP yönetimi; Anacaddeye Başbakanın ve Belediye Başkanın posterlerini asmışlar…Akşam evimdeyim…Diğer Partilerden telefon ile şikayetler geldi.Emniyete telefon ile talimat ve EMİR verdim….Bunların hemen kaldırılmasını ve tutanak düzenlenmesini …Sorumluluğunda bana ait olduğu talimatını verdim….Gece 24.00 de işlem tamamlanmış…
Olay; AKP.nin bölgesel Seçim Sorumlusu eski Diyanet İşleri Başkanı sayın Tayyar ALTIKULAÇ’a iletilmiş…
Tayyar Bey; beni tanıdığını ve titiz birisi olduğumu…Diğer Partilerin Afiş-posterleri için ne gibi işlem yaptığı mı sormuş…O partilerin afiş-poster asmadıklarını öğrenmiş ve “Seçim Hakiminin Kararı DOĞRU…” demiştir…
xxxxxxx
Bugün Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesi çok büyütülmüştür….Bir kaç Bakanlığın bütçesinden de büyük…Harcamalar Bütçe Kapsamındaysa-öyle olması da gerekir-SAYIŞTAY Denetimi kapsamındadır.
xxxxx
Biz gelelim, Bugünkü Diyanet İşleri Başkanın son tutumuna ve ziyaretine….
Başkan da bir insandır…Elbette özel yaşamı ve ziyaretleri olacaktır…Sözde Dini Bilgileri engin olan bir DİN Adamını hastalığı nedeni ile ziyaret etmiş ….Edebilir ve doğal…
Ancak Ziyarete giderken; Resmi Kıyafet olan Cübbe ve feshi çıkararak ve Devletin aracını ve Devletin gücünü de kullanarak gitmesi YANLIŞ…
Ziyaret ettiği kişi ile özel ilişkileri olabilir….Adı geçen kişi; Atatürk aleyhinde sözler sarf eden bir kişidir…Bu Ziyaretin 10 Kasım veya O günden bir gün önce; Resmi kıyafeti ile gitmesi de şık değildir….Başkan O kıyafeti ile; Temsil ettiği Kurum adına ziyarete gitmiş oluyor…Efendim, sessizce…Gözden uzak bir şekilde, resmi kıyafeti de çıkart ve medyadan da uzak durarak git…Sonra Medyaya bu ziyareti servis etmenin sebebi ne olabilir?…
“Ben Atatürk’e ve getirdiği LAİK Cumhuriyete karşıyım… Onun getirdiği Yaşam sistemine de karşıyım….” mesajını mı vermek istedi?
Acaba ATATÜRK olmasaydı; Diyanet İşleri Başkanı; Orada olabilir miydi?…Elbette HAYIR….
Sayın Başkanın Göreve devam etmesi sıkıntı yaratmıştır….İSTİFA ederek ayrılması ise bir ERDEMDİR….Kendisine uygun olanı da budur….Kamuoyu; hala İSTİFAYI bekliyor….
xxxxxx
FETO’nun Bankasında kredi alanlar veye mevduat yatıranlar; FETO TERÖR Örgütü Üyeliğinden,
Memuriyetten İhraç….Büyük çoğunluğu da Tutuklu….
Medya da çıkan haber ve görüntülerde; Sayın Başkan Feto Cemaati Mensupları ile bağlantı içinde…
Efendim; Başkanın Ziyaret ettiği Kişi; DİNİ KİTAPLAR yazmış….Kendisi de HUKUK Fakültesi mezunu imiş….Hukuk Kitapları yazması gerekir….Dini Kitapları; Dini Öğrenim görmüş Din Adamları yazar….
İşi fazla sulandırmayalım…Diyanet İşleri Başkanı; saygın DİN ADAMI olma güvenirliğini kaybetmiştir,Kamuoyunda…
Türk Halkından özür dileyerek; Hükumet’ten de Görev yönünden AFFINI Talep etmelidir…

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!