Sakarya Detay Haber

Ebubekir Sofuoğlu’ndan Ertuğrul Özkök’e Yanıt

Ebubekir Sofuoğlu’ndan Ertuğrul Özkök’e Yanıt
Bu haber 09 Kasım 2018 - 5:58 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, Ertuğrul Özkök’ün köşe yazısında dile getirdiklerini sosyal medya hesabından eleştirdi.

Sofuoğlu, “EĞİTİMDE MUTABAKAT YOKSA MİLLET OLAMAYIZ” diyen Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile, İpek Özbey’in AKP’nin Ankara adayı olacağından söz edilen Mehmet Özhaseki hakkındaki haberlere yaptığı yorum için şunları yazdı:

“Ertuğrul Özkök, Çanakkale’deki köprünün, ÇANAKKALE 1915 olan adının TROYA olarak değiştirilmesini ISRARLA istiyor. Siz EZANA Türkçe değil diye karşı çıkıyorsunuz, TROYA Türkçe mi? Asıl sorununuzun İSLAMLA olduğunu bilmiyor muyuz?”

İŞTE ÖZKÖK’ÜN HÜRRİYET GAZETESİNDE YAYINLANAN O YAZISI:

İkisi de dünkü Hürriyet’ten…Biri hükümetten, öteki Adalet ve Kalkınma Partisi saflarından.İkisi de farklı başlıklarla verilmiş iki haberin içinde kalmış…Bugün bu iki çok önemli haberi benim sayfamın manşetine çıkarıyorum.

MANŞET 1

EĞİTİMDE MUTABAKAT YOKSA MİLLET OLAMAYIZ

İLK manşetim Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’tan…

Sözleri aynen şöyle:

“Eğitim bir grup, hizip ya da parti ödevi değil. Eğitim bir millet, ülke ödevi. Bir mutabakat istiyor eğitim. Mutabakat olmazsa milletleşemiyoruz.”

“1948 yılında kesintiye uğrayan Köy Enstitüleri devam etmeliydi. Kendi doğası içinde özgün bir tasarım içeriyordu. Köy enstitüleri doğru bir projeydi ve kendi içinde evrilebilirdi.”

BENİ YORUMUM: Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 16 yıldır en başarısız olduğu alan eğitim.

Bunun temelinde de eğitim konusunda bir milli mutabakat aranmaması yatıyor. Nihayet bir bakan doğru teşhisi koymuş.

 MANŞET 2

İzmir’in kaygısını çok iyi anlıyorum

HABERİN içinde kalmış ikinci manşetim, İpek Özbey’in AKP’nin Ankara adayı olacağından söz edilen Mehmet Özhaseki haberinden…

Şöyle diyor:

“İzmir’deki insanlar daha çok özgürlüklerine, demokrasiye düşkünler. Bu çok doğal bir şey. Özel yaşamına müdahale edilecek kaygısı ön planda gibi görünüyor. Ben bu kaygıyı çok iyi anlıyorum.”

BENİM YORUMUM: Yıllardır bunu anlatmaya çalışıyorum.

Bu ülkenin bazı insanlarında hayat tarzlarına müdahale edileceği korkusu varsa, özellikle iktidarı elinde bulunduranların bunu anlamaya çalışması lazımdır. “Canım, kimin hayatına karışmışız”demek yetmiyor. Anlamaya ve o endişeyi gidermeye çalışmak gerekir. Nihayet bir belediye başkan aday adayı bunu anlamış…

ENGİN ARKADAŞ, O MANYAK HÂLÂ ŞÖYLE DÜŞÜNÜYOR

ENGİN Ardıç’ın
Sabah gazetesindeki Uganda Büyükelçisi ve eşinin Troyalı Helen yazısını büyük keyifle okudum.

Tam “Helal olsun” demeye hazırlanırken o son cümle gelmez mi…

“Çanakkale vilayetinin adını değiştirip Troya yapalım diyen manyaklar bu konuda ne düşünüyorlar…”

Yıllardır Çanakkale’nin adının Troya, yapılan köprünün adının da Troya olmasını öneren benim.

Yani o manyak ben olduğuma göre ne düşündüğümü bir kere daha anlatayım.

 “Çanakkale” uydurma bir isimdir.

Şehrin ilk adı “Troas”tır. Osmanlı zamanında “Kale-i Sultani” olmuştur.

Daha sonra halk arasında civardaki çanak-çömlek yapımı nedeniyle bu kalenin adı Çanak Kalesi olarak kalmıştır.

Bak kardeşim benim asıl önerdiğim şey şu: Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Türkiye, Çanakkale’nin bulunduğu yere ikinci bir İstanbul’u inşa etmelidir.

İşte o şehrin adı bütün dünyanın bildiği Troya olmalıdır diyorum.

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!