Sakarya Detay Haber
Turan Ateş

GREV-LOKAVT…

GREV-LOKAVT…
Bu haber 18 Eylül 2018 - 13:16 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Birkaç gündür; İstanbul’da yeni yapılmakta olan HAVA ALANININ inşaatında çalışan İŞÇİLERİN İşi Bırakmaları….
Devletin Birimlerinin de; İşi Bırakan ve İş Yerlerini terk etmeyen GÖSTERİCİ İşçileri GÖZ ALTINA Almaları….Ve Çıkan Arbedeli Direniş Olayları….
Bu Olay; Ülkenin tüm Medyalarının ve Muhalefetin Gündeminde….
Bu Konuda da ; Ağzı olan konuşuyor…

Dünyada; bu güne dek; hep İnsanlar, Efendiler-Köleler olarak ayrıma uğratılmıştır…İlk Çağ Sanatsal yönü olan bir dönem…Orta Çağ; tam bir KARANLIK Dönemdir,İnsanlık için….
İngiltere’de madencilik gelişmiş ve bir İŞÇİ Sınıfını doğurmuştur….Tüm Avrupa’da Emeği ile geçinen bir İnsan Grupları doğmuştur.
Bu Dönemlerde İŞÇİ Sınıfı aşırı bir düzeyde SÖMÜRÜLMÜŞTÜR….Bu dönemde; Oluşan FRANSA İHTİLALİ de bu sorunu yani SÖMÜRÜ Sistemini çözememiştir.
Bu dönemlerde Alman Uyruklu olan KARL MARKS adında bir düşünür;Emeğin ( İşçi Sınıfı),Sermaye (İşveren) tarafından hep sömürüldüğünü BİLİMSEL bir ÖĞRETİ ile ortaya atarak MARKSİZMİ doğurmuştur…Peşinden Engles bu öğretiye katkılar vermiştir…Ve SOSYALİST bir Yönetim Sistemi doğmuştur…

1980 li yıllarda Diyarbakır-Dicle ilçesinde genç bir Hakim olarak görev yapıyorum…Gençlik arasında SOSYALİST Düşünce yayğın….Belediye Başkanımız da; ŞEYH SAİT’in kardeşinin oğlu-yeğeni…Merhum Hüsamettin AYGÖREN….
Sosyalist olduğunu söyleyen gençlere; “SOSYALİZM iyi de; Siz O’na layık değilsiniz…” dedi…
Bana; ” Hakim Bey…İslamiyetin özü; SOSYALİZMDİR…” dedi..Ve uzun uzun anlattı….
Reis Bey; “Babam,bana evdeki Av Tüfeğini verdi….Karşı tepelerden 3 tane keklik vur ve eve getir, Misafirimiz var…”dedi…”Ben de gittim ve 5 tane vurdum, eve getirdim…Babam bana çok kızdı….Bizim ihtiyacımız 3 tane …Sen neden ihtiyaç fazlası keklik vurdun?”dedi…
Zamanla merhum Yaşar NURİ ÖZTÜRK’den:”Ma’un süresi; İhtiyacın fazlasını dağıt….” ayetini duyduğumda şaşırmadım…

İşte İslamiyet ve İslam Felsefesi budur….İhtiyacın kadar alacaksın…Fazlasını almayacaksın ve fazlası varsa dağıtacaksın…
Arap Ülkelerinde ARAP ŞEYHLERİ dağıtıyor….İnsanların hakkını önce gasp ediyorlar ve sonrada sınırlı bir şekilde dağıtıyorlar…
İslam Dini bu değildir…İslam Dini; her insana iş,eş ve aş hakkını tanıyan bir DİNDİR…
Bizim Dindar geçinen bazı İŞ ADAMLARIMIZ; İslam Dinin bu Kurallarını kabüllenemiyorlar…Hep kendilerine….

Ülkemizde İnşaat Sektörü çok sorunludur….Kazancı çok iyidir ama; Riski de çok fazladır…
İnşaat Sektöründe çok sınırlı bir Vasıflı İşçi çalışır-çalıştırılır…ÇALIŞANLARIN Büyük çoğunluğu ise Vasıfsız İşçidir…
İnşaat Sektöründe Çalışan İşçiler için İş Yerlerinde; Yeterli bir İş Güvenliği de yoktur….İş Güvenliği aynı zamanda çalışan İşçilerin de bu konuda Eğitimleri gerekir…
İşçiler genelikle de; Çalıştıkları İNŞAATLARIN Bulundukları Alandaki geçici Konteynirlerde veya pirefariklerde barınırlar…Temizlik ve sosyal etkinlik yok gibidir…Sağlık yönünden de sıkıntılıdır…Yemekler ona keza…Ücretleri yetersiz…Gününde ödenmez….Bazen de uzun süre ödenmediği gibi; Hiç de ödenmez…Bir yıl çalışan İşçinin 3 aylık Siğorta primi yatırılır…Çıkışı verilir ve 8-9 aylık Siğorta pirimi yatırılmaz…işçinin de bu olgulardan haberi ve de bilgisi de olmaz…
Çalışan İşçilerin Dünyası; İş Yeridir….

Ülkemizde; Ciddi iki İşveren ve Üretim yapan Kurum Vardır…SABANCI ve KOÇ Grupları….
Bu iki Gruba ait İŞ YERLERİNDE GREV ve LOKAVT olayları yaşanmıyor…Bu iki İŞVEREN Grubu; önce tüm Çalışanlarını gereken şekilde eğitiliyor…Çalışanlarının Ekonomik sorunları yok gibi…Ücretleri ve sosyal hakları yerine getiriliyor.
KOÇ’un Üst düzey Müdürlerinden bir arkadaşım uzun süre görev yaptı.
Merhum Vehbi Beyin de bulunduğu Toplantıdan bir Müdür; Sahillerden ARSA alınarak; İnşaat yapılmasını ve getirisinin çok güzel olduğunu dile getirir…
Merhum Vehbi Bey; sinirlenir ve ayağa kalkar….
“BİZ SANAYİCİYİZ…İNŞAAT MALZEMELERİ ÜRETİRİZ …AMA İNŞAAT ÜRETEMEYİZ….BU KONU; BU ŞİRKETTEN BİR DAHA GÜNDEME GELMESİN…” demiş…
Evet.. SABANCI Grubu da İNŞAAT ÜRETMEZ…Ama.. İNŞAAT MALZEMESİ ÜRETİR.
Bu iki İşveren Grubu ve benzeri gruplarda ciddi bir İŞ Adamlığı vasfı var…Bunlar ve benzeri İş Yerlerinde GREV olmaz….Greve neden olacak; bir OLGU yaşanmaz….

İstanbul Yeni HAVA ALANI İnşaatındaki OLAYLARIN kökeninde de bu olgular vardır…
Medya haberlerine göre; Bu İş Yerinde İŞ KAZASI sonucu 30 kişi yaşamını kaybetmiş…
Ülkemizde; son zamanlarda çok iş kazaları yaşandı…Çok İşçilerimiz yaşamını kaybettiler…Bir süre sonraları unutuldular…
Bu İŞ; sanırım bir İNŞAAT ŞİRKETİNE İHALE edilmiştir…Bu Firmada; İş Bölümü yaparak; Harfiyatı,Beton işini,Duvar İşini,Sıva İşini,Tesisat İşlerini başka başka alt Firmalara vermiştir.
İşçilerde Bu Firmalar adına çalışırlar….
Sosyal Medya Haberine göre; İşçiler İş Güvenliği,Barınma ,Yemek ve Ücret Sorunları nedeni ile SENDİKALARININ Önderliğinde İşi Durdurmuşlar…
Anayasamızın 48- 55. maddeleri arası; Çalışma Özgürlüğü ve Grev hakkını düzenlemiştir….
İşçilerin Bu Eylemlerinin içinde bağlı oldukları SENDİKA Bulunmaktadır…
Devletin İdari Makamlarının bu olayın üzerine DENETİM ORGANLARINI ÇALIŞTIRARAK GİTMESİ GEREKİR…
Devletin Kolluk Kuvvetleri olan POLİS ve JANDARMA ile gidilmez…
“Acım….Eşim ve Çocuklarım evde ekmek bekliyor…” diyen işçilerin üzerine Kolluk Kuvvetleri ile gidilmez…. Gözaltına alınmaları da yanlış…OLAĞANÜSTÜ HAL YASASI gereği de burada uygulanmamalıdır….
İşçilerin Yakınmalarını ve çalışma koşullarını, aldıkları Ücretlerini yerinden inceletmesi gerekir…
ÇALIŞMA BAKANIMIZIN; Olaya el koyup; İŞ GÜVENLİĞİ Müfettişlerine OLAYLARI sağlıklı bir şekilde inceletmesi gerekir…

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrası;Görev yaptığım ……. iline yeni bir VALİ atandı….Kısa sürede tüm Yardımcılarının başka yerlere atanması sağladı ve kendi tanıdıklarından olan bir ekip oluşturdu…İmar ve benzeri birimlerin başlarına da aynı konumda atamalar sağladı…
DEPREM KONUTLARI için İhaleleri de Kendi Yöresindeki İnşaat Müteahhitleri üslendi….Aynı Şekilde şantiyeler kuruldu…İşçiler İç Karadeniz, Sivas,Çankırı gibi bölgelerden getirildi…İnşaatlar tamamlandı…İşçilerin Şantiyeleri BOŞALTMASI için POLİS-JANDARMA İşçilerin üzerine gönderildi….İŞÇİLER; üç aylık Ücretlerini almadan İş Yerini terk etmeyecekleri hususunda direnmelere başladılar…

Anayasamızın 49.Maddesi;
“Çalışma,herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak,çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.
Devlet,işçi-işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirleri alır.”
50.Maddesi ise;
“Kimse,yaşına,cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.”
55. Maddesi ise;
“Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.
Asgari ücretin tespitinde ülkenin ekonomik ve sosyal durumu gözönünde bulundurulur.”
Anayasanın 51. Maddesi Sendika Kurma Hakkını…
53. Madde Toplu İş Sözleşmesi Hakkını…ve 54. Madde ise; Grev-Lokavt Hakkını düzenlemiştir…
1961 Anayasası getirdiği düzenlemeler ile; İŞ YASASI….GREV ve LOKAVT YASASI….SENDİKALAR YASASINI Türk Toplumuna hediye etmiştir.
Tüm Çalışanların-EMEĞİ ile geçinenlerin SENDİKA Haklarıdır….Sendika; Çalışan Tüm Emekçilerin Haklarını koruyan ANAYASADA Güvence altına alınmış bir ANAYASAL KURUMDUR….Olağanüstü Dönemlerde faaliyetleri sınırlandırılmış: Ama kapatılamadı…
Anayasamızda LOKAVT ile ilgili bir düzenleme yoktur….1968 lerde; Anayasa Mahkemesi Anayasaya aykırı olmadığına karar vermiştir…
Çalışma alanın düzenlenmesi ile ilgili hükümler arasında dikkati çeken nokta ise; GREV HAKKININ Anayasa ile güvenceye alınmış karşılık,genellikle bunun İşverene tanınmış bir karşıtı olarak düşünülen; LOKAVT Hakkının böyle bir güvenceye kavuşturulmamış olmasıdır.
İş Verenin,İş Yerindeki çalışmayı durdurulması, kapıların işçinin yüzüne kapatılması ve işçilerin topluca işten uzaklaştırılması diye tanımlanabilecek olan LOKAVT HAKKI; ekonomik bakımından güçlü durumdaki kişilere ait olduğu için birde Anayasa Güvencesinin zırhına büründürülmemiştir…
Sendika Yöneticilerininde; YASAL Güvenceleri vardır….Çünkü; HAK ARAYAN ve HAK ARAYANLARIN Mesleki bir ÖRGÜTÜDÜR….

1977 yılı öncesi ben AÜH.Fakültesinde öğrenci iken; Ankara da İşçi-İş Veren arasındaki Çıkan GREV OLAYLARINI ve AÇLIK GREVLERİNİ….O dönemin DİYANET İŞLERİ BAŞKANIMIZ Lütfü DOĞAN Hoca; Tarafları bir araya getirir ve mutlu son ile de çözümlerdi…Sosyal Barışı da sağlardı…
Evet…Şimdiki Diyanet İşleri Başkanımız….AKİL ADAMLARIMIZ…..Buyurunuz….. Bu SORUNLARIN ÇÖZÜMLERİ SİZLERİ BEKLİYOR….
Saygı ile….

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!