Sakarya Detay Haber
Hasan Topçu

SADAKATSIZ

SADAKATSIZ
Bu haber 01 Ağustos 2018 - 10:27 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Richard Gere , Michelle Monaghan oynadığı bir film.Richard Gere iyi bir aile babası rolünde..Michelle Monaghan sigortacılık yapan bir iş kadını rolünde.Dünya tatlısı bir oğulları var.İlk bakışta çok mutlu bir aile görünümü var.İki aile büyüğü birbirini çok seviyor görünüyor.

Şık  ve güzel bir kadın olan Michelle Monaghan fırtınalı bir günde elindeki evraklarla,yolda kitap taşıyan bir gençle çarpışır.Yaralanan kadın ,kitapçının yalvaran ve ikna eden cümleleriyle ,yakında bulunan dairesine çıkarlar ve dizlerindeki yaralar yara bantlarıyla tedavi edilir.Çapkın ve yakışıklı delikanlının kibarlığı ve çekiciliği kadının hep aklında  kalır.

Teşekkür niyetli birinci ziyaretten sonra , Michelle Monaghan ile yakışıklı kitapçıyla durdurulamaz .ateşli bir ilişki başlar.Filmin bu sahneleri hayli cüretkar ve cinsellik doludur.Orta yaş  durgunluğundaki kadın bu ilişkiden hayli mutludur.Kendine dur diyememektedir.Kocasını ve çocuğunu çok sevdiği halde kitapçıyla yaşadığı şehvetli dakikalardan vazgeçemez.

Koca rolündeki Richard Gere de karısının değiştiğini görmüş ve bir dedektife takip ettirmiş bu ilişkiyi fotoğraflatmıştır.

Michelle Monaghan ,kocasını sevmektedir ama böyle bir sadakatsizlik yapmış çok pişmandır.Pişmanlığı kitapçıyı başka bir kadınla görmesiyle daha da artmış ve kitapçıya hakaret için gittiği zaman ,kendini o ihtiraslı kollarda bulmuştur.Karar verir artık görüşmeyecektir.Telesekretere onu terk ettiğine dair bir mesaj bırakır.

Richard Gere karısını ayartan bu kitapçıyı bulmalıydı.Kitapçıyı bulur ve karşılıklı birkaç cümleden sonra kitapçıyı öldürür.Ve onu bagaja koyarak  şehir çöplüğüne götürür.

 Birkaç gün sonra bu aileyi sorgulamaya iki dedektif gelir.Kitapçının öldüğünü  söylerler.Onlar kitapçıyla ilgili soruları hep inkar ederek dedektifleri gönderirler.

Michelle Monaghan kocasının kitapçıyı öldürdüğünü anlamıştır.Yaptığı birkaç kaçamağın bir insanın ölümüne sebep olması ve hala kocasını seviyor olması sebebiyle vicdan muhasebesi yapmaktadır.Kocasına neden onu öldürdüğünü,buna gerek olmadan bunu saklayabilirdik  tarzında konuşur.Kocası daha kırgın ve suçlayıcıydı.Sen beni aldatmaya ne hakkın vardı.dedikten sonra şu müthiş cümleyi söyler,;

-Aslında benim öldürmek istediğim kitapçı değil sendin.Ama yapamadım.Ağlamaya başlar ve eşler birbirine sarılarak sevgilerini gösterir.

Ve kararlaştırırlar evi ve mallarına satarak Meksika kıyılarında küçük bir kasabaya kaçmaya…İsimlerini değiştirip,çocuklarına da huzur için yaptıklarına anlatacaklardır.Filmin son sahnesi bu hayali düşüncelerle biter.

Bu hayli cüretkar filmi anlatma sebebim bir anlık istekleri dizginleyemezsek ,sonucu vahim sonuçlarla karşı karşıya kalınabileceğini ifade etmeye çalıştım.Nefsimiz kuvvetli olabilir hatta kitapçıdan bile kuvvetli olabilirsin ama dur diyemeyeceğimiz şehvetimiz bize karanlık bir dünya sunabilir.

Üstüne üslük filmi çeken toplumlarda günah endişesi de bizim toplumumuzdaki kadar önemli değildir.Böyleyken bizde bu olaylar yaşanmıyor mu? Elbette yaşanmakta.Daha vahimi ise filmdeki duyarlılık kadar duyarlı olamayan hatta hiç umursamayan tavırlarda.

Şimdi her zaman dilimden düşürmediğim şu türkü dizeleri aklıma geliyor.’’Her güzele gönül verme ya sevilir ya sevilmez.’’Ölmek yada öldürmek derdim değil,ama bu duruma düşmek derdim benim.Ocak söndüren bu duruma dikkat çekmek istedim.Hiç kimsenin kurduğu ocak sönmesin dileklerimle…

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!