Sakarya Detay Haber
Ali Çetinkaya

MEB’DE HEP AYNI TERANE

MEB’DE HEP AYNI TERANE
Bu haber 13 Haziran 2018 - 10:23 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Çok başarılıyız çok.

2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı sona erdi. 8 Haziran Cuma günü karneler verildi. Öğrenciler çoğu sevinçli tatile girdiler. Çoğu sevinçli, çünkü ilkokulda sınıf tekrarı yok. Hepsi sınıfı geçti. Hepsi başarılı. Ortaokul ve liselerde de durum çok farklı değil aslında. Mevcut yönetim öğrencilerin sınıf geçmesinden yana olunca ister istemez okul müdürleri, öğretmenler de buna uymak zorunda dersek yanlış olmaz. Okullarda karneler verildi. Öğrenci tatile girdi ama öğretmenlerin mesaisi devam ediyor. Hatta bu sefer 9-10 Haziran hafta sonu bile seminer çalışmaları yapıldı. Öğretmenlerin tatili öyle söylenildiği gibi 3 ay falan değil, 2 ay. 1 Temmuz’da başlayıp, 1 Eylül’de biter.

Karnelerden sonra ilk gün öğretmenler kurulu toplantısı yapılır. Sonraki günlerde de toplantılar ve seminer çalışmaları yapılır. Okullarda kurul toplantıları yapıldı. Müdürler her zamanki gibi “Çok başarılı bir yıl geçirdik, hepinize teşekkür ederim arkadaşlar” diyerek toplantıyı sonlandırırlar genellikle.

Karnelerde en yüksek notlar genellikle ifade ve beceri derslerinde verildi yine. Görsel sanatlar, müzik, beden eğitimi… Miğfer dersler dediğimiz derslerde de en yüksek notlar Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile yabancı dil dersleridir.

Öğrencilerin en yüksek notları aldığı öğretmenlerin de en yüksek notları verdiği bu alanlara baktığımızda ise hayal kırıklığından başka bir şey görülmedi yine. Toplumda ahlaki çöküntü hızla artmaya devam ediyor. Suç oranları her gün biraz daha yükseliyor.

Sporda dünyada da Avrupa’da da nal topluyoruz. Hele bazı kategorilerde 81 milyonluk nüfustan milli takım çıkaramayıp yabancı sporcu ithal ederek uluslararası müsabakalara katılabiliyoruz.

Hele yabancı dil öğretimi tam bir fiyasko. İlkokul ikinci sınıfta başlanan yabancı dil öğretimine 3 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul, 4 yıl lise, 4 yıl üniversite de devam ediliyor edilmesine rağmen sonuç? Kimse yabancı dil öğrenememiş.

Uluslar arası ölçme sınavlarında ise son sıralarda yer alıyoruz.

PİSA  sınavlarında  72 ülke arasında

Matematikte-49.

Fende-52.

Kendi dilinde okuduğunu anlamada 50. Sırada yer aldı.

Bütün bunların üzerine bir de toplumsal bir sorun haline gelen 350 bin atanamamış öğretmen ve 109 bin açık öğretmen kadrosu da bu atanamayanların içinden ücretli öğretmen adı altında görev yapıyor. Ücretli öğretmenler diğer meslektaşları ile aynı görevi yaptığı halde sadece ders ücreti alıyor. Ayda yaklaşık 1000-1200 TL civarında.

MEB Müsteşarı artık neredeyse gelenekselleştirdikleri seminer dönemi ilk mesai günlerinde internet üzerinden EBA Sisteminde bir değerlendirme, sorunlara çözüm, sorulara cevap, getirilen yeni uygulamaları tanıtım gibi bütün öğretmenlere dinleme, izleme zorunluluğu imzaya tabi bir konuşma yapar.

Bu sene de konuştu, MEB Müsteşarı Yusuf Tekin. Bu denli başarısız olmuş müfredatı ve yaptıkları değişiklikleri övdü durdu. Bu alanda yapılan eleştirilere kızdı. Eleştirenlere de, “aklı evvel” dedi.

Yabancı dil öğretimindeki başarısızlığın sebeplerini Eğitim uzmanlarıyla yaptıkları çalışmalarda yoğunlaşma eksikliği ve materyal eksikliğinden kaynaklandığını belirlediklerini, 5. Sınıfta haftada 15 saat yabancı dil dersi ve eksik materyallerin giderilmesiyle sorunu çözeceklerini belirtti.

Ortaokul bina projesi oluşturduklarını söyledi ama herhangi bir şey göstermedi. Gören bilen de henüz yok. Fazla ayrıntılı bilgi verilmedi.

2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında 1,5 milyon öğretmenin hizmet içi eğitim aldığını belirtti. Öğretmen sayısı 700 bin civarında, demek ki bir öğretmen birden fazla alanda hizmet içi eğitim kursu almış. Meslek Liseleri ve Güzel Sanatlar Liseleri ve Spor Liseleri ile ilgili TEMATİK Eğitim başlattıklarını belirtti ama Meslek Liseleri hala yıllar öncesinin atölyelerinde ders görüyor. Mesela motor bölümü öğrencileri hala platinli motorlar üzerinde eğitim görüyor. Otomobil fabrikalarının yanında, mobilya fabrikalarının yanında henüz Meslek Lisesi göremedik. Öğretmeni Performansa Dayalı Değerlendirme Sistemini de övmeye devam etti. Nedir bu Performansa Dayalı Öğretmen Değerlendirmesi? Öğrenci velisi, öğrenci, okul müdürü öğretmenin performansını değerlendirip puan verecek ve öğretmen bu görüşlere dayalı, ya Hizmet İçi Eğitime, ya geri hizmete ya da açığa alınacak.

Hiçbir öğretmenin kabul etmediği, bütün öğretmen sendikalarının, hatta hükümete yakın olan Eğitim Bir-Sen’in dahi karşı çıktığı, Öğretmeni Performansa Dayalı Değerlendirme Sistemi’nde ısrarcı olduklarını ifade ederken, “ben burada, yani görevde olduğum sürece hiçbir öğretmen endişeye kapılmasın, size zarar getirtmem” dedi de, kendisinden sonra gelecek müsteşar acaba ne yapar onu tahmin etmek tabi ki zor.

MEB Müsteşarının bu Eğitim-Öğretim Yılının içinde güzel, fayda sağlayacak bir uygulama başlatmıştı aslında.

Bu uygulamaya göre sportif, sanatsal ve kültürel faaliyetlerde kurslara giden, bunu sürekli hale getiren öğrencileri 8. Sınıfın sonunda yapılan TEOG sınavlarında %30’a varan ek puan verileceği uygulamasıydı.

1.sınıftan 8.sınıfa kadar aralıksız veya aralıklı bu faaliyetlere katılan ve bunu belgeleyen öğrencilere TEOG sınavlarında %30’a varan ek puan verilerek öğrencileri daha donanımlı yapacak sportif, sanatsal ve kültürel faaliyetlere teşvik edici bir uygulamaydı.

TEOG kaldırılınca bu uygulama da önemini yitirdi. Sayın müsteşar bu kısımdan söz etmedi.

Bir Eğitim-Öğretim yılı böyle bitti.

Darısı gelecek yılların başına.

 

 

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!