Sakarya Detay Haber
Turan Ateş

YSK VE SEÇİM

YSK VE SEÇİM
Bu haber 12 Mart 2018 - 20:37 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Demokrasinin önemli unsurları; Siyasi Partiler ve Seçim müesesesidir. Demokrasi tarihi gelişimi boyunca bu iki unsuru her zaman bir İSKELET SİSTEMİ olarak taşımıştır.Özünde demokrasinin İSKELETİ Siyasi Partiler ve Seçimdir. Yani binaların TAŞIYICI Kolonları,binayı nasıl ayakta tutabiliyorsa; bu iki kurumda DEMOKRASİYİ ayakta tutmaktadır.
Nasıl ki binanın taşıyıcı kolon sistemleri sağlam olursa,bina da uzun süre ayakta durur…Bina DEPREM ve dış etkilere karşı da tahrip olmaz.İşte Demokrasinin unsurları olan Siyasi Partiler ve Seçim Müesesesi de,ne kadar sağlıklı ve işlerlikli olursa DEMOKRASİ de uzun süre ayakta durur.Bir takım modellere de hedef olmaz….
Siyasi Partiler Demokrasilerin vazgeçilmez Kurumlarıdırlar.Seçimde demokrasinin ana unsuru yani TEMEL taşıdır.SEÇİM denen kurum demokrasiyi her zaman ayakta tutup,işlerlik kazandırmıştır.

Dünyada 2000 li yıllara girilirken;DUVARLAR yıkıldı….Demokrasiyi bünyesinde kabül etmeyen DİKTA REJİMLERİ yerini HALK İradesi olan DEMOKRASİLERE BIRAKTI…Demokrasi Siyasi Erklerin ayrılması ve paylaşımıdır.Kendin gibi düşünmeyen veya düşünemeyenlerle uyum,tahammül ve gerektiğinde işbirliğidir….Azgelişmiş-Bizim gibi- toplumların Demokrasi anlayışı çoğunluğun kendisi gibi düşünmeyen azınlığı Devre dışı bırakarak onlar üzerinde tahakkümüdür.
Kuvvetler Ayrımı;Devletin Organları arasında bir üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip,belli Devlet Yetki ve Görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı olan medeni bir İŞBÖLÜMÜDÜR….Üstünlük ise; Anayasa ve Yasalardır….
Atatürk İlkelerinin en önemliside LAİKLİKTİR…Anayasa Mahkemesi bir KARARINDA;
“Laiklik, Ortaçağ doğmatizmini yıkarak aklın öncülüğü,bilimin aydınlığı ile gelişen özgürlük ve demokrasi anlayışını, ULUSLAŞMANIN ,BAĞIMSIZLIĞIN,ULUSAL EĞEMENLİĞİN ve İNSANLIK İDEALİNİN ana temeli kılan bir UYGAR YAŞAM biçimidir. Çağdaş bilim,SKOLASTİK DÜŞÜNCE tarzının yıkılması ile birlikte doğmuş ve gelişmiştir. Laiklik dar anlamda; Devlet İşleri ile Din İşlerinin birbirinden ayrılması olarak tanımlanmıştır.Laiklik Eğemenliğe,demokrasi ile özgürlüğe ve bilgi bileşimine dayanan Toplumsal bir ATILIM;siyasal ve kültürel yaşamın da ÇAĞDAŞ Düzenleyicisidir….”

Dine dayalı düşünce ve değerlendirmelerin geçerli olduğu DİN KURALLARINA dayalı bir Toplumda;SİYASAL ÖRGÜTLENMELERDE DİNSEL NİTELİKTE olmaktadır.Laik düzende DİN; SİYASALLAŞMDAN kurtarılarak da yönetim aracı olmaktan çıkarılır….Böylece DİN;SAYGIN BİR ŞEKİLDE YERİNDE TUTULARAK,KİŞİLERİN VİCDANINDA bırakılır…Siyasal Yaşamın dayanağıda BİLİM ve ÇAĞDAŞ HUKUK olur….LAİKLİĞİN OLMADIĞI BİR TOPLUMDA da DEMOKRASİ OLAMAZ….Arap Ülkelerinde ki Demokrasi hareketleri de bunun en açık KANITIDIR….Demokrasinin NAMUSUDA sadece SANDIK değildir.Görev-Yetki ve Sorumluluklarında tek elden toplanmamasıdır….Bunların birbirinden üstün olmayan Kurumlarca paylaşımı ve kullanımıdır…
Demokrasi,seçimden seçime sandığa giderek oy vermek de olamaz. Bunun böyle kabülü sınırlı bir rejim olur…Demokrasinin geleneği; TOPLUMSAL UZLAŞIDIR….Demokrasilerde yara almış TOPLUMSAL VİJDAN; ancak onarılmak sureti ile TOPLUMSAL UZLAŞIYA ulaşabilir…
Demokratik bir HUKUK Devletinde;Siyasal Yönetimin Parlamentoda çoğunluğu ne olursa olsun,her zaman HUKUKA BAĞLI kalacaktır….Hukuk Kuralları Toplumlarda ÖZĞÜRLÜKÇÜDÜR…Demokratik Hukuk Devletinde ÖZGÜRLÜKLER her zaman esastır….Sınırlama ise;İSTİSNADIR.
Milli İrade hiç bir zaman,seçimle işbaşına gelmiş ve çoğulculuk yerinede; çoğunlukçuluğu benimsemekde değildir….Böyle bir sistem;dahada ileri giderek OTORİTER eğilimler benimsemeye başlayan Siyasal Yönetimlerin tercihleri olabilir….Milli İrade de hiç bir zaman;çoğunluğun azınlığa tahakküm ettiği siyasal yönetim değildir…
Yönetiminde,Devletin tüm Kurumlarını ele geçirdiği ve insan yaşamının her alanına düzenleme getirerek bir müdahale etmeye soyunma yetkisi de olmasa gerek…MİLLİ İRADE; geçici olan bir çoğunluğun,geçici bir azınlığın üzerindeki mutlak etkinliğinin de kırılması ve kişilere de bir DAYATMANIN olmaması ,olsa gerek….
Siyasal Yönetimler,Demokratik kitle örgütlerinin ve tüm sivil toplum kuruluşlarının eleştirilerinden hoşnut olmazlar…Olmak da zorunda değildirler….Ancak, Çoğulcu Demokrasilerde Siyasal Yönetimlerin bu elşetirileri de HOŞ KARŞILAMALARI; Demokrasinin gereğidir….Siyasal Yönetimlerinde; PARLAMENTODAKİ Çoğunluklarına dayanarak; SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİ de YOK EDEMEZLER….

YSK….OLUŞUMU ve GÖREVLERİ….

Bu Yüksek Kurul; Ülkemizdeki tüm Seçimleri – Halk Oylamalarının; Gözetim ve Denetiminde yapılmasını sağlayan Yüksek Mahkeme konumunda Anayasal bir Kurumdur.
6 Üyesi Yargıtay Genel Kurulunda ; kendi Başkan ve Üyeleri arasında Seçimle belirlenir. 5 Üyesi de Danıştay Genel Kurulunda kendi Başkan ve Üyeleri arasında Seçimle belirlenir.
Bu Üyeler arasında bir Başkan ve Başkanvekili seçilir….Teammüller gereği; Başkan Yargıtay’dan gelen; Başkanvekili de Danıştaydan gelen Üyeler arasında seçilir….Başkan ve Başkanvekili dışında kalan iki Yargıtaydan gelen,iki de Danıştaydan gelen Üyeler arasında KURA ÇEKİLEREK; YEDEK ÜYE Belirlenir….
Ben kaleme aldığım bazı kitaplarımda ve verdiğim konferanslarımda bu Düzenlemeyi de ağır şekilde eleştirdim…HUKUKDA; Kura – dombala -Usülü ile belirleme olmaz….
Hiç yemek yapmamış veya çay demlememiş kişiye yemek yaptırılıp,çay demlettirilip; Konuklara ikram edilmez….
Öncelikle; Danıştaydan gelen ÜYELERİN; SEÇİM HAKİMLİKLERİ Yoktur….298 sayıl Seçimlerin Temel Hükümleri adlı yasada yapılacak olan bir değişiklikle İDARİ YARĞI HAKİMLERİNE; SEÇİM HAKİMLİKLERİNİ açalım…İl ve İlçe Seçim Kurullarında görev alsınlar…
Yargıtaydan gelen Üyelerinde; C.Savcılığından veya Bakanlık Bürokratlığından veya Yargıtay Tetkik Hakimliğinden gelmişlerse; SEÇİM HAKİMLİKLERİ YOKTUR….
YSK.na seçilecek ve ADAY olacak Yargıtay-Danıştay Üyelerinin en az; bir Milletvekili ve bir Yerel Seçimi; İlk derece Mahkemelerinde çalışırken yapmış olmaları düzenlemesi getirilmelidir….YEDEK ÜYELİĞE AYRILMA konusunda ise; Hanği ÜYENİN SEÇİM HAKİMLİĞİ FAZLA ise;Onun ASİL ÜYE; Seçim Hakimliği az Olan ÜYENİNDE YEDEK ÜYE olarak belirlenmesi gerekir…
İL ve İLÇE SEÇİM Hakimlerini Yasa Kıdem durumuna göre belirler…
İlçe Seçim Kurulunun iki asıl ve iki yedek Üyesi Kura usülü ile belirlenir…İlçedeki 10 yıldan fazla görev yapmış Kamu Görevlileri arasında çekilen KURA ile….Ama Uygulamada; bu işlerden anlayan Daire Amirlerinden belirlenir ve Kura çekilmiş gibi işlem yapılır….Diğer Dört Üyeyi ise; İlçe düzeyinde en fazla oy almış ilk dört Siyasi Partilerin bildirdiği üyeler oluşturur…

Yeni Yapılmak istenen Değişikliklerle ilgili SOMUT Belge ve Bilgiler Bana ulaşmadı….Ulaştığında YORUMLAR yapacağım…Bu Görevimi yapıp; Sizlerle paylaşacağım….Ben Bu MİLLETİN-DEVLETİN Yatılı Okullarında Kurufasülye-Makarnasını yemek sureti ile bulunduğum konuma geldim….Birikimlerimi de Kamuoyu-Sizlerle paylaşacağım….

SEÇİM SUÇLARI……..Ve MÜEYYİDELERİ…..

26.04.1961 günü TBMM.de Kabül edilen ve 02.05.1961 günü yayınlanan
298 Sayılı ” SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ ve DAİMİ SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA YASA…” Seçim Suçlarını ve VERİLECEK olan CEZALARI DA Düzenlemiştir…
Bu YASA; 133. -180. Maddeleri arasında ; SEÇİM Sürecinde Oluşan SUÇLARI ve VERİLECEK olan CEZAİ MÜEYYİDELERİ DE Düzenlemiştir….

298 Sayılı Yasanın 179.Maddesi;SEÇİM SUÇUNUN tanımını yapmıştır.
SEÇİM SUÇU:…….Seçim işlerinde bu kanun hükümleri uyarınca görevlendirtilmiş bulunan kimselerin bu görevleri dolayısıyla işlemiş oldukları fiil ve hareketlerle her kim tarafından işlenirse işlensin bu kanuna aykırı bulunan FİİL ve HAREKETLERDİR…
Yani Seçim Suçunu; Seçimde GÖREVLİ Kişilerin İşleyebileceği gibi; diğer kişlerde-görevli olmayan- işlemiş olabilirler….
Seçim Suçları:
-Kurullara Karşı Suçlar-Kurulların Tedbirlerine Riayetsizlik-Kurul Üyelerinin Göreve Gelmemesi-Araç ve Gereçlerin Zamanında Gönderilmemesi-Görevi Savsama ve Kötüye Kullanma-Seçmen Kütüğü Hazırlığına ilişkin Suçlar-Kütük Düzenlenmesinde Görevli Olanların Suçları-Seçmen Yeterliği Olmayanların Seçmen Kütüğüne Kaydı-Seçmen Kütüğüne Birden Fazla Kayıt-Seçmen Kütüğüne Kaydolunmamaya Teşvik-Seçmen Listeleri Üzerinde İşlenen Suçlar- Propoğanda Toplantılarına ilişkin Suçlar-Özel radyo-Tv.Yayınlarına ilişkin Suçlar-Toplantı Heyetlerine Karşı Suçlar-Oy Kullanmaya Engel Olmak Suçları-Adaylık Hükümlerine Aykırı Hareketler ve Propoğanda Suçları-Başbakan ve Bakanların Yasaklara Uymamaları Suçları-Sair Propoğanda Suçları-Matbua ve İlankarın Tahribi Suçları-Sandık Düzeni ve Oy Vermeye il,işkin Suçlar-Sandık Başında Müdahale ve İhtara Riayetsizlik Suçları-Kurul Başkan ve Üyelerinin Seçim İşlerini Bozma Suçları-İtiraz ve Şikayetleri Kabül Etmemek Suçları-Kötü Niyetli Şikayet-İtiraz Suçları-Resmi Makamların Bildirilerine Karşı Suçlar-İçki Yasağına Aykırı Suçlar-Silah Taşıma Yasağına Aykırı Suçlar-
Bu Suçları İşleyen Seçimlerde Görevli veya görevi olmayan Kişilere verilmesi gereken CEZALARI Yasa ayrı ayrı maddeler halinde düzenlemiştir.

Yalnız bu Yasanın 180. Maddesini gözden geçirmemiz gerekir…
Madde metni aynen;
“Seçim suçlarından doğan kamu davası, seçimin bittiği tarihten itibaren iki yıl içinde açılmadığı takdirde kovuşturma yapılamaz.
Kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı olan suçlarda izin veya kararın alınması için ypılan müracaat tarihi ile izin veya kararın verildiği tarih arasında geçen süre dava süresi hesabına katılmaz.Ancak, bu süre üç ayı geçemez.”
şeklindedir…
İlk fıkradaki düzenleme çok çok önemli…..
Ne diyor düzenleme?
Seçim SUÇLARINDAN doğan KAMU DAVASI….Seçimin bittiği tarihten itibaren; İKİ YIL GEÇERSE KOVUŞTURMA Yapılamaz….Seçim; Pazar günü yapılır….Ve Salı Günü Saat 14.00 de Kesinleşerek BİTER….
SUÇ ve CEZALARIN Takibi bakımından uzun bir süreç değil….
Ancak; Bu DÜZENLEME;
04.07.2012 günü 6353 Sayılı Yasanın 3. Maddesi ile; ” İKİ YIL..” Düzenlemesi; ALTI (6) Aya indirildi….
ALTI AY içindeki bir SÜREÇDE; C. Savcısının Önüne bu Suçlarla ilgili EVRAK ZOR GELİR….Geldiğini kabül edelim….Soruşturmayı yapan C.Savcısı adı geçen Şüpheliyi Savunmasını almak için davetiye çıkaracak….Veya Kolluk aracılığı ile beyanını almak için çağıracak….Bulunmaz…Mazeret bildirir…
ALTI AY gibi bir Süreçde; bu DAVANIN AÇILMASI da zor zor……
Bu nedenledir ki; Seçimlerde HİLE Yapanın,her çeşit usulsüzlüğü yapanın yanına kalıyor….
2009 Yerel Seçimlerinde İZMİT ilinde; Sandık Görevlisi Memur Üyelerin hem kayıtlı oldukları sandıkta; hemde görevli oldukları sandıkta oy kullanmışlardı…Tespit Sonucu; C.Savcılığı Kamu Davası açtı,O görevliler hakkında….
Bu DÜZENLEMEYİ bilenlerde;Seçimlerde usulsüzlüklerin yapılmasını adeta teşvik ediyorlar….Bu Düzenleme; SEÇİMLERDE Usulsüzlüklerin yapılmasını hızlandırıyor…Siyasi Parti Militanlarına Cesaret veriyor,bu düzenleme….
2010 yılları öncesinde; SEÇİM SUÇU işleyenler hakkında KAMU DAVALARI açılıyor ve Mahkum oluyorlardı…Bu Mahkumiyetler ; başka bir önleme de çevrilemiyordu…
Başta Anamuhalefet Partisi CHP Yönetimi olmak üzere; Muhalefet Partilerin Yöneticileri REFERANDUM Uygulaması ile uzun süre de SUÇ İhbarları yaptılar….Yargıya da ATEŞ püskürdüler….Yargı Mensupları YASAL DÜZENLEMELERE bağlı kalırlar…
Evet….ATI ALAN; bu nedenle ÜSKÜDAR’ı geçmişti……
Anayasa Referandumunda usulsüzlükler oldu….Hangi GÖREVLİ veya SEÇMEN hakkında Görevi İhmal veya Suistimal Suçundan Kamu Davası açıldı?
Evet Siyasi Partilerimizin Yöneticileri….Bu DÜZENLEMEDEN Haberdar mısınız?…

Saygı ile…..

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!