Sakarya Detay Haber
Turan Ateş

TBB VE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

TBB VE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
Bu haber 22 Şubat 2018 - 21:55 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bugün; İstanbul Barosu Yönetimi adına Başkan imzalı Av.olarak adıma gönderilen bir BİLDİRİ ve Daveti PTT aracılığı ile aldım…
Bildiri kapsamlı… Ve özettle;
“TBB.nin unvanı önündeki T-Türkiye-sözcüğünün kaldırılması isteği ve bu konudaki Yasal çalışmalar….Yine ileri aşamalarda; HER SİYASİ GÖRÜŞÜN Kendi BAROSUNU Kurabilmesi…Baro’ya zorunlu olan ÜYELİĞİN Kaldırılması….Böylece DEMOKRATİK bir ORTAM yaratılacağı…Devletin BAROLARA yaptığı Ekonomik Yardımların KESİLECEĞİ….
………..
Demokratik süreçlerle elde edilemeyen BAROLARIN parçalanarak etkisiz bir konuma getirmek…
Artık Avukatların, Anayasada güvence altına alınan -halkın hak arama özgürlüğünün-teminatı ve temsilcisi olduğundan bahsedilemeyeceğinden….
Bu nedenle 24 Şubat 2018 günü Ankara’ya Avukatları DAVET ediyor…”

HUKUK KURUMU OLARAK BAROLAR….
Barolarla ilgili olarak; Anayasa’da bir düzenleme yoktur.Laik bir ülke olan TC Anayasasının 156. maddesinde ise “Diyanet İşleri Başkanlığı” kurulması ile ilgili özel bir düzenleme getirilmiştir. Bir HUKUK KURUMU olan BAROLARLA ilgili Anayasada bir düzenlemenin getirilmemesi,düşündürücü olsa gerek…Bu konudaki düzenleme Avukatlık Yasası kapsamında ele alınmıştır.
Böylece BAROLARIN anayasal bir güvencesi yoktur.Baroların Yönetimi ve tüm Üyeleri de HUKUKÇUDURLAR…Yargının içinde ve Yargılama safhasında; SAVUNMAYI üstlenirler….Anayasanın 135.maddesinde düzenlemesi bulunan “Kamu Kurumu” niteliğindeki bir meslek kuruluşudur.
Barolarla Anayasada bir düzenlemenin olmaması,Hukuk Devletinde bir eksikliktir.Barolar bir Yüksek Mahkeme olmadığı gibi,ilk derece mahkemesi de değildir.Ama, Mahkemeler yanında SAVUNMAYI Üstlenen bir HUKUK KURUMU olduğu da gerçektir.
Bu nedenlerle; Anayasamızdaki düzenlemesi bulunan YARĞI-YÜKSEK MAHKEMELER Bölümünde yer verilmesi gerekirdi.
Çünkü, Baroların Hukuk Devletine ve ADFALETİN Oluşumuna katksısı küçümsenemez…
Çağdaş demokrasilerde Yasama-Yürütme- Yargı olmak üzere üç ERK vardır.Bu ERKLERİN birbirlerinden üstünlükleri yoktur.Görev alanları farklıdır.DEVLET denen Kurumu da bu ERKLER oluşturur…
Demokrasilerde Yasamayı Halk belirler,Yürütmeyi de-Cumhurbaşkanı dışında- Yasama belirler…Yasama ve Yürütme arasında bir denge vardır.Yasama, Yürütmeyi GENSORU-MECLİS ARAŞTIRMASI-MECLİS SORUŞTURMASI ve GÜVEN OYU ile Denetler…Yürütme-Cumhurbaşkanı; belirli bir sürede Yürütmeyi oluşturamazsa; Yasamayı FESEDEBİLİR…
Yargı Erki ise; bu Erklerin dışındadır.Yasamayı ve Yürütmeyi HUKUKSAL sınırlar içinde sınırlandırır…Yani Yasama ve Yürütmeyi “HUKUK ÇERÇEVESİ ” içinde tutar…Bu iki ERKİ Hukuk dışına çıkarmaz.
Anayasa Mahkemesi Yasamayı,Danıştay Yürütmeyi; Tasarrufları yönünden Hukuksal olarak denetler…Azınlığı, salt çoğunluğa ezdirmez….

Barolarda Yargının içinde; hatta tam ortasında bir Hukuk Kurumu olarak görüyoruz.İl Protokolunda Yargının yeri; VALİ-ASKERİ GARNİZON-MAHALLİ İDARE ve YARGIDIR…Bu protokolda Yargı ise; C.Başsavcısı-Baro Başkanı ve Adalet Kom.Başkanı olarak temsil edilir.
İşte BARO; Yargının tam ortasındadır….Tıpkı; İddiaa-Savunma-Karar üçleminde olduğu gibi….
Zaman zaman; Yasama-Yürütme-Yargı Erkleri arasındaki DENGENİN titizlikle korunması gerekirken; bu denge Yargı aleyhine bozulmaktadır.Yargının görev alanın sınırlandırılması yanında;Yargı Mensuplarının atama, nakil ve Yüksek Yargıya Üye seçilmelerinde olumsuz düzenlemeler oldu.Bu değişimler karşısında Yargı Mensupları susarken; ONURLU SES Barolardan geldi…Tıpkı Milli Piyango satıcısı kızımızın; “Sizede çıkabilir…” dediği gibi;Barolarda; “HUKUK ve uygulayacak Tarafsız Hukukçu, birgün gelir Sizede gerekebilir…”diyerek; Kamuoyunu uyardı…

Her HUKUK FAKÜLTESİ Mezunu; Hakim,Savcı,İdareci,Politikacı, Bakan ve Bürokrat olabilir….Ama ….Ama….AVUKAT OLAMAZ…..
Avukatlık mesleği kendini aşan hukukçuların yapabileceği bir meslektir….Hukuk bilgileri ile olgunlaşan ve pişen hukukçular bu mesleği yapabilirler….Avukatlık mesleği ayrıca her yönden olgunlaşmayı gerektirir…Meslekte HOŞGÖRÜ…İnsan SEVGİSİ…HAK ve ADALET DUYGUSU önde gelir…Adaletsizliğe karşı; İsyan Duygularının da gelişmesi gerekir…

Avukatlık Mesleği ilk kez ÇİN’de başlamıştır…Yargılanan Müvekkilini SAVUNAN Avukata ; ÇİN Hakiminin sorusu şu olmuştur….” BU FİİLİ, MÜVEKKİLİN İLE BERABER Mİ İŞLEDİNİZ?…”
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA; HİTLER komutasında Alman Orduları FRANSA’yı İŞGAL Ettiler….Sonunda Dünya Halkları gibi; Fransız Halkı da HİTLER’e TASMASINI verdi…
İşgalci Alman Hitlerin Askerleri Fransız Askeri Mahkemelerde Yargılandılar….
İdam Cezası isteği ile yargılanan genç bir Alman Subayına bir Medya Mebnsubu ; “İDAM İSTEĞİ YARGILANIYORSUNUZ…BİR KURTULUŞ UMUDUNUZ ve GÜVENCENİZ VAR MI?…”
Genç Alman Subayı; HUKUK LİTERATÜRÜNE geçen şu cevabı verir….
“BİZ ASKER OLARAK GÖREVİMİZİ YAPTIK….İŞGAL ETTİĞİMİZ ÜLKENİN MAHKEMESİ DE GÖREVİNİ YAPIYOR….YAPMASI DA GEREKİR….AMA..BİZ HER ŞEYE RAĞMEN -PARİS BAROSU AVUKATLARINA GÜVENİYORUZ…..”
İşte SAVUNMA Mesleği olan AVUKATLIK budur…Ben yukarıda;” KENDİSİNİ AŞAN İNSANLARIN-HUKUKÇULARIN AVUKATLIK YAPABİLECEĞİNİ” bu nedenle söyledim…
Canına,malına,aile fertlerine ve tüm Ülkesine saldıran , canlarına kast eden kişileri ,MAHKEMELERDE SAVUNMAK ve SAVUNABİLMEK ZOR OLSA GEREK….
İşte Av.lık Mesleği bu olsa gerek….
Bu nedenle kendini AŞAN Hukukçu bu mesleği yapabilir….Bu bir BÜYÜKLÜK….Ve içi KİN ve NEFRETLE dolu insanlara da,İMRENİLECEK bir ÖRNEKLİKTİR….
40 yılın üzerindeki HUKUKSAL Yaşamımı Yargının her kademelerinde vermiş ve Yaş sınırında zorunlu EMEKLİ bir Yargı Mensubu ve bu günde 5 yıllık bir Av. olarak; Bu duygularımı yazmak ve sizlerle paylaşmak gereğini duydum…
Saygı ile….

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!