Sakarya Detay Haber
Website Malware Scan

DİLİMİZ TÜRKÇE VE ANAYASAMIZDAKİ KONUMU

DİLİMİZ TÜRKÇE VE ANAYASAMIZDAKİ KONUMU
Bu haber 12 Şubat 2018 - 11:08 'de eklendi ve kez görüntülendi.

1961 Anayasasının 3.Maddesinin 2.fıkrası;”Resmi dil Türkçedir.” düzenlemesini getirmiştir.
Yani; “Türkiye resmi dili Türkçedir.” anlamını çıkarıyoruz.Türkiye Cumhuriyeti Devleti içindeki tüm resmi işler Türkçe görülür.Tüm resmi belgeler Türkçe tutulur ve tüm resmi yazışmalar Türkçe yapılır.
1982 Anayasasının 3.maddesinin ilk fıkrasının son cümlesi; ” Dili Türkçedir.” düzenlemesini getirmiştir.
RESMİ tabiri kaldırılmıştır. Yine de RESMİ içeriğini korumaktadır.

Bunun yanında Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve bazı Özel Kolejlerin İngilizce veya başka dillerle eğitim yapması….Belgelerin bu dil ile düzenlemesi ilk bakışta bu ilke ile biraz bağdaşmaz.
Bazı Devletlerin iki veya daha fazla resmi dilleri olabilir.O zaman tüm resmi işlemlerin o dillerden yapılması gerekir.Bunun yanında;belli bir dilin resmi dil olarak kabül edilmesi; herkesin o dili konuşmak zorunda oluşu şeklinden de anlaşılmaması gerekir.

Kişiler;resmi kurumlarla olan ilişkilerini Türkçe olarak yapmak zorundadırlar. Uluslararası Sözleşmelerle de Kişilere güvenceler getirilmiştir.Mahkemeler önünde Türkçe bilmeyenlere kolaylıklar getirilmektedir. Tercümanlar aracılığı ile beyanları ve savunmaları alınır.

Ana dilleri Türkçe olmayan Türk yurttaşlarımız vardır…En kalabalık olanı; KÜRTÇE konuşanlardır… LAZCA…. ZAZACA… BULGARCA….ARAPÇA….
Özellikle de Kürtçe konuşanlar çoğunluktadır.Bu insanlar bu topraklar üzerinde ihmale uğramış olanlardır.Bu insanlarımızı DİL konusunda baskı altında tutmamak gerekir…12.Eylül.1980 Askeri Darbesinde büyük bir yanlış yapılarak; bu dilin konuşulması yasaklandı….Bu Yasak bir KOPMA doğurabildi…Bölgeciliği hızlandırdı….Dil konusunda baskı altında tutulmaları,bir tepki olarak;Türk Toplumundan KOPMA amaçları taşıyan bir KÜRT ULUSÇULUĞU doğmasına etken olabilir.Bunun önüne geçmenin yolu; ÖZGÜRLÜKTÜR….Herkes konuşabildiği dilinden de özgür olabilmelidir….Ama; RESMİ DİL’de saygı duyarak ve uygulamasını da yaparak…
Aslında Dil konusunun bir KOPMA-BÖLÜNME kaynağı olmaktan çok,bir BÖLGESEL RENKLİLİK unsuru haline gelmelidir. Bu sıkıntı önemli bir sorun olmaktan çıkmalı ve sert önlemlerle değil;ekonomik ve sosyal yapının değişime uğratılarak,tüm toplum içinde kaynaşma sağlanarak;çözümlenmesi gerekir.

Kürtçe konuşulan bölgeler ekonomik yönden toplumun tümü ile kaynaştıkça,temel reformlar yapılıp,oralardaki FEODAL Toplum yapısının yerini Modern ve Çağdaş bir toplum yapısı olduğunda;dil sorunu da bir KOPMA Kaynağı olmaktan çıkar.Ve bir BÖLGESEL RENKLİLİK unsuru olarak görülebilen ve önemli bir konu olmaktan da çıkar…

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!