Sakarya Detay Haber

SOFUOĞLU TÜRKİYE’NİN KARŞI ADIMINI YAZDI

SOFUOĞLU TÜRKİYE’NİN KARŞI ADIMINI YAZDI
Bu haber 10 Ekim 2017 - 9:18 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, Türkiye’den ABD’ye yapılan vize misillemesini yazdı.

İşte Sofuoğlu’nun “Fikriyat”taki köşe yazısı:

“Vize misillemesi yerli-milli bir duruştur”

Pazar günü yani dün ABD’ye yapılan vize misillemesi yerli-milli bir duruştur ve tüm Türkiye’de verilen tepkilere bakıldığında halkın çok hoşuna gitmiştir. Belki de yüz yıldan fazladır hiç şahit olmadığı bu tepkiyi gören halk devletin misillemesi karşısında büyük bir mutluluk, gurur, heyecan yaşamıştır. Yüzyıldan fazla bir zamandır pısırık, kuyruğu kısık, aşırı korkak tepkilerle yaşamaya alıştırılan halka bu tepki son derece gurur verici gelmiştir. Üstelik, süper güç denilen ABD’ye karşı verilen bu tepki gururunu kabartmanın yanı sıra belki de halkın sevinçten gözlerinin yaşarmasına bile sebep olmuştur.

Fakat öte yandan Devletin gösterdiği bu onurlu vize misillemesi tepkisi karşısında, 1826 Tanzimat Döneminden beri korkutulduğu Batının, buna yönelik bir tehdidi olur mu tehlikesi kimi aydınları içten içe korkutmuyor da değil. Kimi aydınlar halkın büyük bir milli gururla yaşamış olduğu bu sevinç ve mutluluğuna eş zamanlı olarak pısırık bir kedi gibi korkmak da zavallı-cahil aydın görünümlü eksik tiplere kalmaktadır. Bu zavallı-cahil aydın görünümlü eksik tipler, şu an oturmuş, “işte şimdi yandık” türü ağıt yakımı içindedirler diye düşünüyorum ve kuvvetle muhtemel de yanılmıyorum.

Peki, böyle sevinçle-gururu aynı anda yaşıyorken “acaba abartıyor olamaz mıyız, bu eksik aydınlar aslında haklı olamazlar mı” diye kendi kendimize bir özeleştiri de yapabiliriz ya da yapmalıyız. Evet, süper güç diye tanımlanan ABD’ye yapılan vize misillemesi bütünüyle hamaset kokan gerçeklerden yoksun, gücümüzün çok üstünde aşırı bir tepki olamaz mı acaba? Gerçekten de eksik diye tanımadığımız karalar bağlayan aydınlar haklı olamazlar mı? Şu an büyük bir sevinç içinde aslında gelecekte başımıza aldığımız bir bela var da farkında mı değiliz?

Tüm bu temkin kokan cümlelerin hepsi için, “şu durum itibariyle tedirgin olunacak hiçbir şey yoktur” şeklinde verilecek bir cevapla söze başlayalım. Peki neden, tedirgin olmamalıyız.

İlk olarak bu misilleme sadece vize hamlesi içindir, bir savaş ilanı filan değildir. Ne ABD, ne Türkiye, ne de bir başka ülke bu misillemeden bir savaş çıkaracak çılgınlıkta hatta ahmaklıkta değildir. Fakat eksik aydınlarımıza kalsa bu vize misillemesi, “ABD’nin bize dünyayı dar edeceği korkusunu taşırlar ve hiç lüzumu, gereği ve gerçekliği yokken topluma da bu korkuyu yaşatırlar hatta bu korkuları telaffuz bile ederler. Şimdi “ABD oturduğu yerden bize bir Atom Bombası atsa, bir füze atsa o kahramanları bir de o zaman görmek isteriz” diye ABD`nin bile aklına gelemeyecek yeni yeni esrarengiz korkular üretirler.

Buradan asla bir savaş çıkmayacağı gibi onun kadar tehlikeli başka bir şey de çıkmaz. Buradan ne çıkacağı, ABD ve Türkiye’nin bundan sonra atacağı adımlara göre şekillenir. Bu adımlar bağlamında ilk tahlilde bizi çok rahatsız edecek bir şey de çıkmaz. Çünkü ABD, hamlelerini, muhatabını önce korkutarak bir noktaya getirmeye çalışma amaçlı uygulamaya koyar. Yani ilk tahlilde, mücadelesini muhatabını korkutma üzerine kurgular. Bunda genellikle başarılı olur. Sayın Erdoğan öncesi Türkiye üzerinde eskiden hep böyle yapardı ve korkutarak, başka hiçbir şey yapmadan her istediğine ulaşırdı. Ama Sayın Erdoğan’ın olduğu Türkiye’de bunun olamayacağını vize hamlesine karşı Türkiye’nin yaptığı vize misillemesi ile gördü. Aslında bunu daha önce birkaç kez daha görmüştü ama demek ki öğrenememiş. Çaresi yok öğrenecek. ABD, korkutarak amacına ulaşma hamlesi boşa çıkınca ne yapacak peki o halde. Eksik aydınların korkmasına yine gerek yok, bu aşamadan sonra da yine savaş çıkmaz. Savaş çıkacak bir kriz 1 mart tezkeresi reddedildiği zamandı. O zaman çıkmayan savaş en azından şu vadede yine çıkmaz. Çünkü çıkacak başlangıç itibariyle savaş bizden çok ABD’yi tedirgin eder. Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Afrika’da askeri operasyonlarla uğraşan, Kuzey Kore ile nükleer restleşmeye giren ABD’nin bir de Türkiye ile didişmeye girme lüksü yoktur.

Bir de kendi konsolosluğunda çalışan bir görevlinin çalıştığı ülkenin içişlerini karıştırıcı faaliyetler içindeyken o ülkenin mahkemelerince tutuklanması sebebiyle yapacağı her saldırgan hamle tüm dünyada onun itibarına zarar verecektir. Özgür ülkelerin içişlerini bu tür ajanlarla karıştırıyor damgasının altından kalkmakta güçlük çekecek, bu konuda oluşacak direnci aşmakta çok uğraşacaktır. Yani bu aşamada işi zor olan biz değil ABD’dir. Güya tüm dünyada barışa hizmet?! iddiasıyla, ülkelerin içişlerini karıştırırken suçüstü olmak ABD’nin hiç işine gelmeyecektir. Durum böyle iken yani haksız iken krizi daha da derinleştirmek barışa hizmet?! ediyor iddiasına dolayısıyla dünya barışına hizmet eden süper güç unvanına yıkıcı bir zarar verecektir.

Bu durumda, vize misillemesinden çıkacak kayda değer hiçbir kriz çıkmayacaktır. Durumun böyle olmasına rağmen yani bu noktadan sonra bir kriz çıkmayacak olmasına rağmen eksik aydınlarımızın Batıyla ya da ABD’yle büyük küçük girdiğimiz her krizde korku üretmesi, Türkiye’yi suçlaması aşağılık kompleksinin, kendi ülkesini tanıyamamasının çok açık görüntüsüdür. Ama çaresi yok, Batı ya da ABD korkutmalarına bana mısın demeyen Türkiye bu tutumunu sürdürdükçe bu korkak aydınlar da bunu öğrenecektir. Öte yandan Türkiye’nin sergilediği yerli-milli tutum onuruna düşkün halkın yıllardır beklediği bir tavır oldu. Yıllardır boyun eğik yaşayan halkın moralini yükseltti. Kendine güvenini getirdi. Sağ olasınız Sayın Cumhurbaşkanım. Allah sizlerden razı olsun. Bize ecdadımızı hatırlattınız. İnşallah bundan sonrası da böyle gider. Allah devlete millete zeval vermesin. Böyle konuşurken kuru hamaset içinde de değiliz. Çünkü Türkiye, bu onurlu tavırları sergileyecek askeri, mali, teknolojik, diplomatik adımları yıllardır ihmal etmeden atmaya zaten devam etmektedir. Geriye bu adımlara yönelik onurlu tavırlar kalıyordu ki vize misillemesi ile bunu da görmüş olduk.”

Fikriyat

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!