Sakarya Detay Haber
Turan Ateş

İHRAÇ EDİLEN SON HAKİM-SAVCILAR

İHRAÇ EDİLEN SON HAKİM-SAVCILAR
Bu haber 08 Ekim 2017 - 11:35 'de eklendi ve kez görüntülendi.

2 gün önce-5 Ekim -39 Hakim-Savcı meslekten HSK tarafından İHRAÇ edilmiş….
Sosyal Medyadan ve görsel medyadan öğrendiğimiz kadarı ile FETO denen Örgüt bağlantılarının olması….
Kendilerini-ihraç edilen- hakim ve savcıları fizikmen tanımadığım gibi; mesleki etkinlikleri yönünden de tanımıyorum…
Sicil dosyalarını ve İHRAÇ Kararına neden olan SORUŞTURMA dosyalarını ve bu konudaki Savunmalarını da bilmiyorum…

1980 öncesi; Adalet Bakanlığı Bürokratlarınca ciddi bir şekilde yazılı-sözlü sınavlar yapılırdı….Başarılı olanlar hakkında önce ciddi bir Emniyet ve MİT ararştırması yaptırılırdı…Bu Raporlardan olumsuz olanlar mesleğe kabül edilemezlerdi…
Ben bir süre DANIŞTAY ‘da Raportör-Tetkik Hakimi- olarak görev yaptım….1971 öncesi dönemlerde Yüksek Hakimler Kurulu Üyeliği yapmış Danıştay Başkanlarından Sayın Süleyman TÜRKOĞLU Ağabeyime MİT araştırmasının yapısını sordum….
” İki büyük Siyasi Parti oloan CHP ve AP.nin ilkeleri doğrultusunda düşünce yapısına sahip olan ADAYLARI bir ENDİŞE duymaksızın mesleğe kabül eder ve göreve başlatırdık…Aşırı sol veye Sağ düşüncesini taşıyanlardan az çok endişe duyardık ama; mesleğe kabül edilirdi….Olaylara Militan olarak karışmış-Dava Adamı-olaları kabül etmezdik….Biraz endişe duyduğumuz Aşırı sol ve sağ düşünceli Adaylar kısa sürede Tarafsız bir konuma geliyorlardı….” dediler….
Fakültedeki Öğrenim döneminde yeterli bir HUKUK Kültürü alan kişi; Önüne getirilen HUKUKSAL OLAYLARIN Çözümünde İstemese de TARAFSIZ olur….Çünkü Hukuk Kültürü Siyasi düşüncenin üstüne çıkar….Hukuk Kültürü ile yoğrulan kişide siyasi düşüncede Yargısal Olaylarn çözümünde kendiliğinden erir….

Bir Olayı Sizlerle paylaşmak istiyorum….Kesinleşmiş ve İnfazıda yapılmış bir Mahkeme kararı…..
2008 yılında; Üniversite öğrencisi genç bir kızımız…….Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğine başvurur….Anüs kısmında kıl dönmesi var….Şiddetli ağrılar yapıyor…Asistan Dr….. acilen basit bir operasyonla alınması gerektiğini iletirler….Kızımızı hemen genç Hekimimiz Operasyona alır…Başarı ile de tıbbi-cerrahi müdahaleyi gerçekleştirir….
Genç kızımız; Hekime; “Bana el ile sarkıntılık ettiniz…Ve şikayetçiyim…”
İdari Yönden Başhekim Yardımcılarından bir Hekim Soruşturmayı yürütür….Delil olmadığından Soruşturma kapatılır….
Ama…C.Savcısı-benimde tanıdığım ve birlikte bir ilde görev yaptığım arkadaşım-İDDİANAME düzenler ve DAVA açılılır…Mahkeme; C.Savcısının BERAAT Talebine rağmen ; Hekime Hastası olan Genç Kızımıza Görev sırasında SARKINTILIK Suçundan 2 yıl 8 ay gibi bir CEZA verilir…Dosya Yarıtaydan…
Bende o sıralarda yazmış olduğum ;
“HEKİMLERİN CEZAİ ve HUKUKİ SORUMLULUKLARI ” adlı Kitabımın 2. baskısını hazırlıyorum…Kararı ve eklerini bana getirdiler….Genç kızımızın soyut iddiası dışında bir DELİL yok…Bu Karar Yargıtay’dan BOZULUR düşüncesine vardım….
Bu safrhada da Emekli olmuş olan ve İddianameyi hazırlayan C.Savcısı arkadaşımla bu konuyu konuştuk….Savcı arkadaşım; ” Ben TAKİPSİZLİK Verdim….Cemaat devreye girdi….Benim karar kaldırıldı ve İddianame düzenledim….”
Bu olay ne denli doğru bilemem….
2010 yılı içinde…Adliyede bir arkadaşım odasında iyaretçi olarak bulunduğumda; Kalemimce arandım…Bir Hakim Meslektaşın eşi ile beni aradıkları ilettiler…
Hakim arkadaş Ceza Hakimi imiş…Bu kararı sordum…Kararı kendisinin verdiğini…Bir kadının namusunu ortaya koyarak; iftira atamayacağını ve kararında YARGITAY’DAN Onanacağını rahat bir şekilde söyledi….
Ben Hekimlerin çalışma usullerini…Ellerinde eldiven denen bir materyal olduğunu….Kadın Doğum Uzmanı Erkek bir Hekimin tedavi amaçlı kadının vajinasına eli ile müdahale edebileceğini…Bayan bir Hekimde erkeğin tenasül organını eline alıp, tedavi amaçlı inceleyebileceğini….Hekimlere namahremlik olayının olmadığını….SADECE HEKİMİN SIR SAKLAMASI GEREKTİĞİNİ İLETTİM….Hatta; bir Hekimin bu dosyada Bilirkişi olarak dinlenerek; Tedavinin nasıl yapıldığı konusunda da mahkemeye aydınlatıcı bilgi alınabileceğini ilettim….
Kitabıma Konu Yaptığım için; bu KARARI Yargıtay safhasında iken merakla bekledim….Karar Yargıtay’dan ONANARAK gelmiş….Genel CERRAH olan Hekim MESLEKTEN İHRAÇ….
Bu olay sonrası; Beni bazı Tıp Fakülteleri ve Hastaneler Hekimlerin Sorumlulukları yönünden bilgi sahibi olmaları için KONFERANSLARA DAVET Ederler….
Ben tüm sunumlarımda;
” Hemşirenizi yanınıza almadan genç bir BAYAN HASTANIZ ile Başabaşa kalmyınız….Muayene ve Tıbbi Müdahalaerde Hemşirenizi mutlaka bulundurunuz….”
Tabi genç kızımızı araştırmışlar…Ne işle ve nerede çalıştığını….Bana ulaşan çok eski bilgi; bir cemaat Dershanesinde Yönetici…

Evet…Evet….Hakimlik Adil olmak yanında CESUR ve YÜREKLİ Olmayı da gerektirir….
Ancak 1975 sonraları; Devletin Kredi-Yurtlar Kurumu sınırlı öğrencilere KREDİ verebildi…Aynı şekilde barınmak için YURTLAR açabildi….Anadoludan gelen Üniversiteli Gençler; Kredi-Yurt konusunda Cemaatlerin kucağına düşürüldü….Bazıları Ortaokul-Lise sıralarında Cemaatlerce gözetildi ve korundu….
Bu Yurtlarda barınan ve bu cemaatlerin olanakları ile eğitim alan Hukuk Fakültesi mezunları; Hakim-Savcı oldular….SINAV SORULARI CEVAPLARI ile bu adaylara Cemaat gücü ile ulaştırıldı….Bu şekilde sınav kazanan ve mesleğe alınan Hakim-Savcılar Yeni HSYK tarafından görevlerine son verildi.
Görevden alınan ve Tutuklanan bazı HSYK Başkan ve Üyelerinin İTİRAFLARI sosyal Medyaya yansıdı…Okuyoruz…. 15 Temmuz öncesi dönemlerde Yargı Mensubu Hakim-Savcılar hakkında kararları kimler ve nasıl almışlar?…. Yargıtay’a ve Danıştay’a Üye seçimlerinde neler yapılmış? Cemaat kontenjanları öne çıkmış…
Kısa bir süre önceki süreçte bu sıkıntılar yaşandı….FETO denen Cemaatin Militanı olan Hakim-Savcılar meslekten ihraç edildiler….Hala bu FETO Mensubu ve Taraftarı Hakim-Savcı varsa beklenmeksizin ve gözlerinin yaşlarına bakılmaksızın MESLEKTEN Uzaklaştırılmalıdır….
Ama… Bazı Siyasi Liderler Yargıyı ve Yargı Mensuplarını Eleştirirken de daha duyarlı olmaları gerekirken; adeta dahada yıpratma yoluna gidiyorlar…
Yargıyı, Yargı Kurumlarını ve Yargı Mensubu hakim-savcıları; Yargının içinden gelen deneyimli Yargı mensupları eleştirebilirler….Bu eleştirilerde YIPRATICI değil…YOL Gösterici olmalıdır….
Şu gerçeği de itiraf etmek gerekir ki; Hakim; kendisine, Türk Milleti adına tevdi edilen görevi yaparken, Kürsüye Cübbesi ile çıktığında; HER ŞEYDEN ARINIR….Her türlü siyasi düşünceden, Yargıladığı kişilerin dini ve mezhep ayrımlarından uzak kalır…
Ben inanıyorum ki Hakimlerimizin- istisnalar dışında- hepsi de bu doğrultudadır…

Görevde iken; bir şikayet üzerine hakkımda soruşturma açıldı ve savunma istendi… Savunmamda ise…..
“BÖYLE DÜŞÜNDÜM…DELİLLERİ BÖYLE DEĞERLENDİRDİM ve BÖYLE KARAR VERDİM…HAKİMLİK GÜVENİ GEREKTİRİR….BANA GÜVENİLMİYORSA; 35 YILDIR ONURLA GİYDİĞİM CÜPBEYİ ve BANA TEVDİ EDİLEN GÖREVİ İADE ETMEYE HAZIRIM….” dedim….
Daha sonraları bir HSYK Üyesimiz; bir görüşmemizde; ” Turancığım,Bizi çok duygulandırdın ve düşündürdün….” dedi…
Saygılarımla….

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!