Sakarya Detay Haber
Serpil Başer

SESİMİ DUYAN VAR MI?

SESİMİ DUYAN VAR MI?
Bu haber 17 Ağustos 2017 - 9:07 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Sadece yaşayanların anlayabileceği 17 Ağustos yalnız bir gece. Bazı acılar bitmeyecekmiş gibi, bazı sabahlar hiç olmayacak gibi gelir ya bazen. Korkunun acının maneviyatın zirve yaptığı o gece…Yaşadık en karasından 17 Ağustos’u.

Yine sıradan bir gündü her zaman olduğu gibi günlük monoton yaşadık o günüde saatler ilerledi uyku vakti geldi. Çoğu evlerde ışıklar söndü sessizliğe büründü, gözler uykuya yenildi. Tek tük ışıkları yanan evlerde uykusu kaçmış derdi tasası olan belki hasta ya da sıcaktan bunalmışlar kalmıştı ayakta. Saatler 3:02 yi gösterirken bir sarsıntı oldu aman Allah’ım deprem oluyordu, durdu. Bitti diyorduk çünkü hep öyle olurdu, ara sıra sallanır geçer di . Yine aynısı olacak sandık oda ne! Hala kulağımda duyuyorum o sesleri nasıl bir gürültü uğultu bir el tutmuş sanki binaları eliyle yerden yere vuruyor. Yerinde durmak mümkün değil sadece ne olduğunu anlamaya çalışıyorsun .Artık uykuda kimse kalmamış gözler yuvalarından çıkacak gibi, bağırışlar çığlıklar içinde 45 saniye……

Hayatımdaki bitmek bilmeyen , bir an önce bitmesi için dua ettiğim en kısa belki de en uzun an. Durdu, çok şükür durdu .

Attı herkes kendini sokağa, dışarda insanlar korkudan adını bile hatırlamıyor bazıları, bir birine sokulmuş şaşkın bitkin çaresiz. Üstte başta yok, yalın ayak mahşer gününü yaşadık sanki.

’’ Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan saat 3:02 meydana gelen ve yaklaşık 45 saniye süren 7.4 büyüklüğündeki deprem’’.

Gökyüzünde o kadar çok yıldız olduğunu bilmiyordum. Gece o kadar karanlıktı ki yıldızlar aydınlatıyordu şaşkın insanları. Kendine gelenler koşturmaya başladı sağa sola annem , babam , kardeşim, evladım demeye.

‘’Sesimi duyan varmı? Sesimi duyan varmı’’?

Kulaklarımda yankılanıyor hala. Sabahın ilk ışıklarıyla aydınlanan yollarda dehşeti görüyoruz. Un ufak olmuş yerlere uzanmış mezar olmuş , kimisi birbirine girmiş sarmaş dolaş olmuş, kimi parça parça etmiş kendini binalarımız. Kendi ellerimizle yaptığımız mezarlarımız. Ne anlatması mümkün ne de unutması. Koşuyorum yol boyunca anam, babam, kardeşlerim aklımda yüreğim titriyor, kuş olup gitmek istiyorum, ayaklarımsa gitmemek. Ya enkaz altında kaldıysalar, ya ölüm onları da yakaladıysa, aklım karmakarışık gidiyorum. Evet ordalar çok şükür hepsi hayatta yaşıyorlar. Ya başkaları onların yakınları…

17 bin 480 kişi kaybettik. Depremde değil , malzemesinden çalarak yaptığımız baştan savma binaların enkazında. Günlerce, aylarca sürdü enkazları kaldırmak, yıllar aldı izlerini sarmak. Ders aldık mı? Onu sormak lazım, belki bazılarımız belki de hiç birimiz. Deprem yine bir gece ansızın kapımızı çalacak, umarım korkacak bir şeyimiz olmaz. Tedbirlerini aldığımız güvenli binalarda oluruz. Rabbim felaketlerden korusun vatanımı milletimi. Bir daha böyle büyük yıkımlara acılara sebep olan depremler yaşamayız inşallah.

17 Ağustos 1999 depreminde yitirdiğimiz vatandaşlarımıza rahmetler diliyorum.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!