Sakarya Detay Haber
Serpil Başer

HER CANLI ÖLÜMÜ TADACAKTIR

HER CANLI ÖLÜMÜ TADACAKTIR
Bu haber 10 Mayıs 2017 - 23:36 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Her canlı ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebût Suresi 57. Ayet

Biz bu zamana ve yere misafiriz. Geçip gidiyoruz. Amacımız, gözlemek, öğrenmek, büyümek, sevmek ve sonra eve geri dönmek. Ya kelebekler dünyayı gördükten sonra intihar ediyorsa?

Ölümü beklemek. Öleceğiz elbet, nerede? Ne zaman? Nasıl ? Olacağını bilmeden. Kaderin bize hazırladığı yakıştırdığı ölümü bekliyoruz. Sayılı gün, sayılı nefes… Ölüm, akıllı bir adamı hiçbir zaman apansızın almaz, o her zaman gitmeye hazırdır. Biran karşımıza çıkıp sürpriz yapacak ansısız. Ve ölüm bize de yakışmayacak son şakasını yaptı diyecekler. Bir kaç gün ağlayıp , sonra yine gülecekler , öleni mi unutup gidecekler… Ara ara anılarda seni sohbetlerinde hatırlayacaklar. İyi bir insan olduysan güzel anacaklar, kötü biriysen pek hoş anmayacaklar. Diyoruz ya üç günlük dünya, ne üzülmeye nede üzmeye değmez. İnsanlara öyle iyi davranınız ki , düşmanlarınız bile ölümünüze ağlasınlar. Bir sabah varsın, belki geceye çıkmayacaksın. Kim bilir belki bir sabah kalkamayacaksın. Bir geldi mi ağır ölüm uykusu, biter bu dünyanın dedikodusu. Dünya malı için dertlenirsin , annene , babana, evladına ,konu komşuna, eşine dostuna, hırslanırsın, kin tutarsın, kızarsın , küsersin .Ve sonra ölüm gelir, dünyadaki bütün sıkıntılarını unutturur. Bunlar beklenmeyen ölümlerdir. Birde hasta olursun dermanı yoktur, çareler bitmiştir. Bilirsin vakit yakın, zaman tamamdır. Kimseye belli etmemeye çalışırsın ancak gözlerindeki korku, yardım, imdat beni kurtarın, bırakmayın çığlıkların var ya !Sevdiklerinin , sevenlerinin içine işler, onlarda görürler, bilirler ama çaresizdirler. Sadece yakınındadırlar, yanındadırlar, elini tutarlar, buradayım, bırakmayacağım, korkma diyebilir, bunu sana  hissettirebilirler. En son ölüm gelir, yine de erken deriz. Bir kelebek ağrısıydı, vakit dardı, mevsim hicazdı yetişmem gereken bir ölüm ,kaçmam gereken bir hayat vardı. Bazen bir sivilce bahane olur ölüme .

Bilindiği üzere Rabb’imiz insandan önce toprağı yaratmıştı. Yarattığı bu topraktan da insanı yaratmayı murad edince dört büyük meleğinden Hazret–i Cebrâil’e emretti:

– Git, yarattığım topraktan bir avuç al getir!

Cebrâil Aleyhisselam toprağa gidip ondan bir avuç alacağını bildirdi. Toprak razı olmadı.

– Beni yoktan yaratan Allah (cc)’a sığınıyorum, benden bir parça alma! dedi.

Cebrail Aleyhisselam eli boş döndü.

Rabb’imiz bu defa İsrafil Aleyhisselama emretti:

– Git topraktan bir parça al getir.

Hazret-i İsrafil de topraktan bir parça istedi; ama toprak ona da aynı cevabı verdi:

– Beni yoktan var eden Rabb’ime sığınıyorum, benden bir şey alma.

İsrafil de eli boş döndü. Bu defa da Rabb’imiz Mikâil’e emretti:

– Git, topraktan bir parça al da gel.

Toprak, yine Yaratan’a sığındı, vermedi.

Bu defa da Rabb’imiz Azrail Aleyhisselama emretti:

– Git, topraktan bir kabza al da gel, ondan Âdem’i yaratacağım!

Azrail Aleyhisselam gidip toprağa durumu anlattı, bir avuç alacağını söyledi.

Toprak şöyle cevap verdi:

– Ben, beni yoktan var eden Rabb’ime hep itaat etmek istiyorum. İsyan aklımdan bile geçmiyor. Benim parçamın da hep böyle itaat içinde olmasını isterim. İcabında isyan da edebilecek başka bir varlığa menşe olmayı istemem. Bu yüzden istediğin parçayı vermiyor, senden Allah (cc)’a sığınıyorum!

Fakat Azrail Aleyhisselam bu mazereti dinlemedi, kabzasını vurup topraktan bir parçayı alarak dedi ki:

– Ben de Allah (cc)’ın emrini yerine getirmeden dönmekten Allah (cc)’a sığınıyorum!

Böylece eli dolu dönen Azrâil’e Rabb’imiz sordu:

– Toprak bana sığınmadı mı?

– Sığındı, ama ben de senin emrini yerine getirmeden dönmekten sana sığındım, alıp getirdim.

Bunun üzerine Rabb’imiz Azrâil’e değişmeyecek emrini verdi:

– Öyle ise topraktan koparıp getirdiğin bu parçanın ömrü tamamlanınca yine toprağa gönderme işini sana veriyorum. Bundan sonra yarattığım insanların ruhlarını sen kabzedecek, geldikleri toprağa yine sen göndereceksin!

Bunun üzerine Azrâil Aleyhisselam endişeye kapılarak dedi ki:

– Ya Rab, kulların bana küsmeyecekler mi? Zira benim elimle ölecekler?

Rabb’imizin irşadı şöyle oldu:

– Ben ölümlerine perdeler koyacağım. Bana sen perde olacaksın, sana da hastalıklar, kazalar, musibetler perde olacak. Çoğu insanlar sebepleri görecek, onlarda kalacaklar, seni ilk anda, ön planda bulmayacaklar…

Sabah mezarlığa vardım baktım herkes ölmüş yatar. Her biri çaresiz olup ömrünü yitirmiş yatar.ve

YAŞAMAYI ÖĞRENMEK İÇİN BİRKAÇ DEFA ÖLMEK GEREK.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!