Sakarya Detay Haber
Hasan Topçu

TARİHTEN BİR SAYFA

TARİHTEN BİR SAYFA
Bu haber 21 Mart 2017 - 15:50 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bey Sarayı secdeye eğilmişti…Bir matem havası sarmıştı Bursa’nın ufuklarını.Mektepte bütün devşirme çocuklar Yasinler Fatihalarla geçiriyordu günlerini.Sarayda gizli bir telaş…Kimsenin ağzını bıçak açmıyor.Süleyman Paşanın ölümünden sonra ilk kez böyle bir durum vardı.Bey Sarayı için için ağlıyordu.Hikmet Usta geceleri hiç uyumuyor,sabahlara kadar ibadet ediyor dualar okuyordu.Ben biliyordum;o nur yüzlü adam hastaydı.Dedem olsa ancak o kadar severdim.O Osmanlının kahraman evladı, Bizansın yiğit damadıydı.

Kulaktan kulağa anlatılırdı Nilüfer Hanımı düğün  gecesinde .Bilecik Tekfurunun oğlunun elinden alışını…Öncesi kara bir sevdadır …Orhan Bey paylaşmadığı bu derdinin çaresinin bir gece baskınıyla çözüleceğini pek  hesaplamamıştı.Sevda tarihini yazarken sevgilerin gücünü de kaydetmektedir kader…O zamanlar Bizans kasaba ve şehirlerinin başında “tekfur” adı verilen beyler vardı. Bunlar İstanbul’da bulunan Bizans İmparatorluğuna bağlı idiler ama gerçekte kendi başlarına buyruktular. Halktan vergi alırlar, asker toplarlardı. Çoğu çok zalimdi. Kendi halklarına yapmadıkları kötülük kalmazdı. Dinleri ayrı olduğu halde. Osmanlıları bir kurtarıcı olarak kabul eden çok sayıda Bizanslı vardı. Osmanlı Beyliğinin başkanı Osman Bey ve adamları adaletli davranıyor, halkı ezmemeye özen gösteriyorlardı.

O sıralar Osman Bey’le Bilecik tekfuru arasında dostluk vardı ama tekfur Osman Bey’i tuzağa düşürmek için sinsice planlar yapıp duruyordu.

Bilecik tekfuru, oğlunu Yarhisar tekfurunun güzel kızı Nilüfer’le nişanlamıştı. Yakında düğün yapılacaktı. Tekfur bu düğüne Osman Bey’le adamlarını da çağırdı. Ama bir başka tekfur, Osman Bey “Sakın düğüne katılmayın. Bilecik tekfuru pusu kurdurup sizi öldürtecek.” Diye haber yollamıştı.. Bunun üzerine Osman Bey’de Bilecik tekfurunu ve Bilecik’i ele geçirmek için başka bir plan hazırladı.

Bu planın içinde Bilecik’e gelin gidecek olan Nilüfer’in kaçırılması da düşünülmüştü. Çünkü Osman Bey’in kulağına henüz on yedi yaşında olan oğlu Orhan’ın Nilüfer’e gönlünü kaptırdığı fısıldanmıştı. Osman Bey sevdayı bilirdi…

Yakışıklı ve gözü pek bir delikanlı olan Orhan Bey, Bir gün Yarhisar’ın önünden geçiyordu. O sırada hisarın önündeki kuyudan dünya güzeli genç bir kız su çekiyordu. Birbirlerine bakıştılar. O anda ikisinin de gönlünde bir kıvılcım tutuştu.

Orhan Bey:

-Güzel kız,” dedi, “Adın nedir? Sana kimin kızı derler?

-Adım Olievaera’dır Bana Yakhisar tekfurunun kızı derler.

Genç kız kuyuya saldığı ağaç kovayı yukarı çekti. Sevimli bir yüzle:

-“Benim kim olduğumu öğrendin, dedi. “İzin verirsen bende senin kim olduğunu öğreneyim.”

-“Adım Orhan’dır. Söğüt’te oturan Osman Bey’in oğluyum

-Su verir misin?

Uzatılan sudan kana kana içen Orhan bilmiyordu bu suyun etkisini.Bu su daha cok yakacaktı yüreğini.  Orhan Bey atını şaha kaldırarak oradan uzaklaştı. Uzaklaştı ya genç kızı hayali gözlerinin önünden bir türlü silinmedi.

Bu olaydan birkaç gün sonra Bilecik tekfurundan Osman Bey’e düğün davetiyesi geldi. Osman Bey gecikmeden şu mektubu gönderdi:

“Ey Bilecik tekfuru, sevgili dostum, düğün davetiyesini aldım. Sana ve Oğluna mutluluklar dilerim. Önemli işlerim nedeniyle bu mutlu düğüne katılamayacağım. Ama adetimiz gereğince hediyelerimi kırk katıra yüklenmiş olarak gönderiyorum. Katırları birkaç kadın sürücü getirecektir. Sizden ricam, kadınlarımızı erkekleriniz değil, kadınlarınız karşılasınlar ve onlarla kadınlarınız alâkadar olsunlar. Çünkü kadınlarımız erkeklerle görüşmezler. Bu dinimizde günah sayılır.”

Oysaki katırların taşıdığı sandıklarda hediye değil kırk savaşçı vardı. Bilecik tekfuru katırlı kafileyi kadınlara karşılattı. Kale kapısını açtırdı. Katırlar içeri girince sandıkta saklananlar dışarı çıktılar. Bilecik hisarını ele geçirdiler.

Bu sırada düğün alayı Yarhisar’dan kalkmış Bilecik’e doğru yola çıkmıştı. Orhan Bey’le arkadaşları düğün alayının geçeceği yol üstüne pusu kurmuşlardı. Alay önlerine saldırıp Gelin adayı Olivera’yı (Nilüfer’i) kaçırdılar. Kime niyet kime kısmet. Nilüfer Bilecik tekfuru oğlu yerine, gördüğü ilk günden beri unutamadığı Orhan Bey’e gelin geldi. Osmanlı Devleti’nin ikinci hükümdarı olan Orhan Gazi’ye Rumeli fatihi Süleyman Paşa ile çok değerli bir şehzade . Murat’ı doğurdu. Nilüfer Hatun evlendiği zaman o da Orhan Bey gibi on yedi yaşındaydı. Çok hayırsever bir kadındı.  Bursa İznik’te camiler, tekkeler yaptırmıştır. Nilüfer ırmağı üzerine bir köprü kurdurtmuştu. Bu ırmak o günden sonra Nilüfer adıyla anılır oldu.

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!