Sakarya Detay Haber
Fuat Özgen

MOTİVE EDİN!

MOTİVE EDİN!
Bu haber 14 Ocak 2017 - 18:22 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Sakarya Üniversitesi ile Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan işbirliği protokolü gereği, 07/11/2016 ve 08/01/2017 tarihleri arasında, “Öğretmen Yeterliliklerini Artırma” isimli bir uzaktan eğitim programı düzenlendi. Program; “1. Aktif Öğretim Yöntemleri, 2. Aktif Öğretime Yönelik Materyal Geliştirme, 3. Değer ve Değer Kazanım Sınavı, 4. Değerler ve Etkili Vatandaş Yetiştirme, 5. Öğretim Özerkliğini Geliştirme, 6. Ölçme ve Değerlendirme, 7. Kalabalık Sınıflarda Eğitim” başlıkları ile toplam 7 dersten oluşuyordu. Yukarıdaki açıklamalar bakıldığında, her şey iyi niyet ekseninde ve normal görünmekte değil mi?

Gelin programı biraz detaylandıralım o halde! 1. Ders-Aktif Öğretim Yöntemleri toplam 8 videodan oluşmakta ve tam olarak 3 saat 14 dakika 5 saniye sürmekte. Son Ders-Değerler ve Etkili Vatandaş Yetiştirme ise yine toplam 8 videodan oluşmakta ve tam olarak 2 saat 26 dakika 25 saniye sürmekte. Eğitimin toplamına baktığımızda, 18 saat 14 dakika 23 saniye süren bir paket eğitim sunumu ile karşı karşıyayız. İşte tam burada, Sakarya’da geleceğimizi inşa eden tüm öğretmenlerimizin kafaların kurcalayan şu soruları dillendirmenin tam da zamanı diye düşünüyorum!

 

  1. Programın içeriklerine göz atıldığında; Camtasia Studio, Adobe Captivate, Pinnacle Studio Plus, vb. teknik detayları olan ve yoğun bir pratiğe ihtiyaç duyulan programların 15 dakika gibi kısa bir sürede anlatıldığı göze çarpmakta. Bu usulde bir anlatım verimli midir?
  2. 3D Baskı ve Hızlı Prototipleme ve bu gibi bir sürü konu başlığı, Öğretmen Yeterlilikleri Projesi’nde, öğretmenlerden mühendis devşirmek gibi bir niyetle mi konulmuştur? Daha ciddi bir ifade ile, bu tip konular sahada öğretmenlere nasıl bir katkı sağlayacaktır?
  3. Sunumu yapan formatörlerin, oturdukları koltuklardan, monoton bir yöntemle, karşılarında bulunan ekranda bulunan sunumları okumaları mıdır verimli eğitim? Sunular okunacaktıysa, neden öğretmenlerin kendi okuma becerilerine bırakılmadı acaba bu eğitim?
  4. Ortaokullarda TEOG, Liselerde ise YGS-LYS yarışına sokulmuş kıymetli öğretmenlerimizi, bir de böylesi bir külfete sokmak etik karşılanabilir mi?
  5. Dönem sonu sınav maratonuna denk gelen bu eğitim; performans, proje peşine düşüp, aman kar yağmasın, aman çamur olmasın, aman öğrenci kaçmasın telaşesi ile kendini yiyip bitiren öğretmenlerimizin yorgunluğuna yorgunluk eklemekten başka, ne işe yaramıştır acaba?
  6. Bu tarz eğitimler seminer dönemlerinde pekala yapılabilecekken ve daha verimli olacakken, bu dönemler öğretmenlerin işini kolaylaştıracağı düşüncesiyle mi tercih edilmemiştir?

 

Ve gelelim en can alıcı soruya! Konu başlığı “Öğretmen Yeterliliklerini Artırma” olan bir proje, bu başlığı ile adeta “Öğretmenler yetersizdir!” diye bangır bangır bağırırken, değerli öğretmenlerimizden nasıl saygı görebilir?

Değerli akademisyenler ve yöneticilerimiz! Öğretmenlerimizin verimliliklerinin değil, motivasyonlarının artırılmaya ihtiyacı vardır. Öğrencilerin, velilerin, öğretmenlik mesleğinin kutsallığını unutup acımasızca sorguladığı, yöneticilerimizin ise bu modaya uyup kimi zaman yalnız bıraktığı öğretmenlerimiz, hala “Eğitimci” kimliklerini muhafaza edebiliyorlarsa eğer; bilin ki bu, her şeye rağmen bir Akif nesli yetiştirme arzu ve istidatlarındandır! Eğitim neferlerimizin, artık en azından “Sizi seviyoruz!” iltifatı ile yüreklerine dokunulmaya ihtiyaçları vardır.

Kaldı ki; eğer öğretmenlerimiz verimsizse dahi, bu eğitim fikrini ortaya atan akademisyenlerin önce, aslında itiraf gibi bu eğitim programıyla kendilerini sorgulamaları gerekmez mi? 4-5 yıl eğitime tabi tuttukları öğretmenlerin katma değeri, akademisyenlerimizin kendileri ile doğru orantılı değil mi?

Yormayın, yermeyin, motive edin vesselam!

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER