Sakarya Detay Haber
Rukiye Türeyen

YAŞANILAMAYANLAR…

YAŞANILAMAYANLAR…
Bu haber 04 Kasım 2016 - 20:40 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Çok değil sadece içimizden geldiği gibi yaşamak isteriz…

Mesela en basiti evi olmayanlar bir ev ister, arabası olmayanlar ise bir araba. Zorlukların olmadığı rahat bir hayat isteriz oysaki zorluklar olmazsa hayat da olmaz. Kolay kazanılan şey değersizdir benim gözümde. Madalyonun diğer yüzü var bir de yani yaşamak isteyip de yaşayamadıklarımız…

Engellileri baz alalım öncelikle… Misal tek başlarına bir yere gidemezler veya aile bireyleri izin vermez. Yanlarında illa ki birileri olur. Neden peki? Çünkü sokaklar güvenli olmadığı için tek başlarına dışarı çıkmaya korkuyorlar. Kaldırım, merdiven ve toplu taşıma araçları başlı başına tehlike arz ediyor engelli bir birey için.

Duygular vardır yaşanılması gereken fakat yaşanılamayan veya imkânsızın ötesinde olan bazı duygular. Sevmek sevilmek herkesin hakkı olduğu gibi, engellilerin de hakkı. Beden sevmeye sevilmeye engel mi? Kişinin bakış açısına göre değişir. Engelli bireyleri bayan ya da erkekleri evlenilecek kategoriye koymayanlar var.

Ortopedik bir engellinin evlenmesi yatağa bağımlı bir engelliye göre biraz daha kolay.

Yatağa bağımlı bir engelli için, evlilik söz konusu bile olamaz çünkü kimse bile bile lades demez. Kabullenmek elbette zordur. Bir erkek evleneceği bayandan bazı şeyler bekler ve doğal olarak bu beklentiler karşılıklı oluyor; gezmek, yemek yapmak, ev temizliği vb… Bunları yatağa bağımlı engelli bir birey yapamaz. Yürek istese de beden izin vermez.

Herkesin yaşamak isteyip de yaşayamadığı şeyler mutlaka vardır veya keşke şurada olsaydım dediği bir yer. Engellilere özgü bir şey değildir yaşanılamayanlar konusu. İçimiz istese de dışımız bir engele takılır; bu ya maddiyat olur ya da başka engel. Maddi yönden durumu iyi olupta istediği gibi yaşayanlar vardır mutlaka fakat istisnalar kaideyi bozmaz. Çiftler hayaller kurar, hayal edilen her şey

Olsun isterler. Hayalleri bir uçurtma olup uçar ellerinden bir nedenden dolayı, aslında neden de önemli değil çoğu zaman, istenilen şey olmamıştır önemli olan budur. Güzel bir söz var bu durumu çok iyi anlatan: “Olduğu kadar olmadığı kader”… Yaşayamadıklarımıza isyan etsek yaşayacak mıyız?

Hayır, erteleyebilir günü geldiğinde yaşanması gerekiyorsa yaşanır zaten.

Bazılarımız annelik duygusunu yaşamak fakat ister bir türlü olmaz. Doktora gidilir tedavi olunur, tedavi bazen işe yarar bazen de hüsranla sonuçlanır. Bir şeyi o kadar çok isteriz ki olmayınca üzülür ve belki de kendimize zarar vermeyi bile düşünürüz. Kendimize zarar versek istediğimiz şeyi elde edecekmişiz gibi.

Gönlü buruk olan insanlar var, hayatı tek nefeslik olan. Bir odada, dört duvar arasında yaşamak zorunda kalan… Onlara sormak gerek yaşanılamayanları. Neler istiyorlardı kim bilir fakat olmadı. Bir hastane odasında veya tek gözlü bir evin odasında tavana odaklı gözlerden yaşanılmayanlara dair yaşlar yanaklarından süzülürken kim bilebilir içlerinde nasıl kıyametler koptuğunu. Aslında zaman zaman bu tür insanları ziyaret etmek gerekiyor. İşte o zaman hayatın ve sahip olduklarımızın değerini çok daha iyi anlayabiliriz.

Bu satırları kâğıda dökerken kendimden bir nebze olsun örnek sunmadım sizlere sevgili okurlarım. Zaten bilen biliyor. Elbette benim de yaşamak isteyip de yaşayamadıklarım var. Ben ağır engelliyim. Her ihtiyacımı ailem gideriyor. Dört duvar diye adlandırılan küçük evimizin bir odası bana ait. O oda da yattığım yerde sol elimin işaret parmağı ile yüreğimde ne varsa cümleler halinde siz değerli okurlarıma aktarıyorum küçük dünyam dediğim bilgisayarımla.

Ben kolay kolay dışarıya çıkan biri olmadım daha doğrusu olamadım engelimden dolayı. Engelimden utandığımdan değil kesinlikle. 35 yaşındayım ve siz de takdir edersiniz ki kolay olmuyor bazı şeyler. Engelli bir bireye sahip olan aileler ne demek istediğimi daha iyi anlar. Bilgisayar benim dışa açılan pencerem, o pencere kenarında yaşıyor ve yaşatıyorum. Yazdığım hikâyelerdeki karakterlere yaşayamadıklarımı yaşatıyorum.

Bana diyorlarki gülerken bile gözlerin hüzünlü. Kim bilir belki de yaşayamadıklarımdandır.

 

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!