Sakarya Detay Haber
Osman Karataş

SEN NEYMİŞSİN BE FETÖ… 

SEN NEYMİŞSİN BE FETÖ… 
Bu haber 09 Ağustos 2016 - 19:55 'de eklendi ve kez görüntülendi.

2007 senesinde Ülker Holding bünyesindeki  Ak Gıda firmasına taşeronluk yapan bir dostum;

Fabrika genel müdürünün talimatıyla, cemaate yüklü miktarda bağış yapmadığı için eften bahanelerle iş aktine son verildiğini anlattığında hayretler içinde kalmış, “olmaz böyle bir şey” demiştim.

Hatta o arkadaşım ’’itibarım gitmesin’’ diye tüm mal varlığını yok pahasına elinden çıkarmış, borçlarını ödemişti. Bu hainle ilk dolaylı ilgilenmem o tarihte başlamış, ticari hayatı bitirilen arkadaşım ise Müslüman Türk’e yakışır bir vakarla ekonomik men çökmüş olarak yaşamına devam etmektedir.

Sanırım ülke genelinde buna benzer binlerce yaşanmış hikâyeler mevcuttur.

Bugün geriye dönüp baktığımızda FETÖ haininin, 1977’den beri ülke içerisindeki tüm olumsuz olaylarda parmağı olduğunu üzülerek müşaade etmekteyiz.

1980 darbesinde bile kendilerinin etkisi olduğu aleniyet kazanmıştır.

Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit destekli hoca , imam hatip okullarının kapatılmasında etkin rol almıştır.

Rahmetli Turgut Özal’ın  dağılmış Rus Cumhuriyetlerine refere olması neticesi, bu hain yapının Türki Devletlerine, de sızdığını, fazlasıyla etkin olduğunu müşaade etmekteyiz. Coğrafyalarda bir an önce faaliyetlerini, çeşitli diplomatik görüşmelerle sonlandırmalıyız.

Şehit komutan Eşref Bitlis Paşa’nın ölümünden, Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne kadar yaşanan tüm faili meçhullerde bu adi yapının izlerini görmenin mümkün olduğudur.

29 şubat sürecinde almış oldukları pozisyonsa, hiç te Müslüman din adamı olgunluğunda olmamış, utanmadan ve sıkılmadan başörtü için’’ futuat”dır’’ deme cüretinde bulunmuştur.

Megaloman ve narsist bir kişilik sergileyen bu zat, maalesef bugüne dek ülkemizi yönetenlerin gözünden kaçmış, büyücü edasıyla birçok kesimi büyülemiştir.

Siyaseten ve ticaretten bu adi yapının ağına düşenlerin, geldiğimiz sonuç itibari ile artık kandırıldıklarına asla inanmak mümkün değildir.

Bilerek ve isteyerek, taammüden taraf oldukları aşikârdır.

Direnen adam Tayyip Beyin 17-25 Aralık sürecinde yalnız bırakıldığı, hatta en yakını durumundaki kişiler tarafından eleştirildiğini bilmekteyiz.

Tam da Karadenizli Temel fıkrası misali ’’hastayım, ölüyorum diyen Temel’e inanmayanlara binaen, Temel mezar taşına “dedum da inanmadunuz ‘’ yazmıştır.

Maalesef Ak Parti kadrolarının ciddi bir kısmı, darbe girişimine kadar Sayın Cumhurbaşkanının söylemlerini kulak arkası etmişti, inanmamıştır.

Geldiğimiz sonuç itibarı ile, NATO-CIA ortak yapımı bir yapının ülkemizde bu hain vasıtasıyla yapmaya çalıştıkları hain darbe girişimi, bu necip halk sayesinde bastırılmış, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir direnişe dönüşmüştür.

NATO VE CIA böyle bir tepkiyi beklemediklerinden şaşkına dönmüş, afallamışlardır. Dünya mazlum halklarına örnek teşkil eden bu tavrı, tarih uzun yıllar methiyelerle anlatacaktır.

Bir işaretiyle Necip Türk Halkı sokağa dökülmekten çekinmemiş, onuruyla ve şerefiyle silahlı haydutlara, silahsız ruhla karşı koymayı başarmıştır.

NATO VE CIA dua etsin ki, Sayın Erdoğan Dünya halklarına “sokağa dökülün” demedi, buradan iddia ediyorum ki; dünya mazlumları o emirle sokağa dökülmekten çekinmezdiler.

Ülkesini , vatanını bayrağını şehitlik, gazilik  pahasına savunmaktan çekinmeyen bu necip millet, eli öpülesi bir duruş sergilemiş, bu vatanın gerçek sahibini tüm dünyaya göstermiştir.

Artık 15 Temmuz’dan itibaren yeni Türkiye ve halkı vardır, bu halk ise her türlü methiyeyi hak etmektedir.

Bu necip halkı yönetenlere kısaca şunu demek isterim ki;

Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Karnını kaşıyandan, dağda çoban olanına kadar hepsi topyekün, artık kibir kulelerinden yönetilemeyecektir.

Yerel ve genel yöneticilere gerçek amirinin bu necip halk olduğu deklere olmuştur.

Umarız bundan sonra küçümsenen, koltuk üstünden bakılan bu halkın yaptıkları tez zamanda unutulmaz, yok sayılmaz…

15 Temmuz milattır,

Bu ciddi olayın farkını kavramayıp, genel ve yerel yönetim modeline taşımayanlar çok kısa bir süre sonra siyaset sahnesinden çekilmek/elenmek zorunda kalacaklardır.

Eski Türkiye ve yönetim şekli fiilen değişmiştir.

Ülkemizde esen birlik ve beraberlik rüzgarı iyi kullanılmalıdır, uzun zamandır özlem duyduğumuz bir sinerji ortaya çıkmıştır.

Meydanlardaki birlik vurgusu dahili ve harici düşmanlarımıza korku salmıştır. Yıllardır olması gereken birlik vurgusu maalesef ancak vücut bulmuştur, ülkemiz adına bu durum fırsata çevrilip, tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek dile tahvil edilmelidir.

TSK içerisindeki bir avuç hainle, Şanlı Ordumuzu itham etmemeliyiz. Tüm kurum ve kuruluşlarda bunun olabileceğini bilip, ona göre davranmalıyız.

Şanlı, şerefli Türk askerini yıpratmaktan imtina etmeliyiz.

O kara gecenin kahramanı,

1.Ordu Komutanımıza ülke olarak müteşekkir ve minnet doluyuz..

Selam ve Dua İle…

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!