Sakarya Detay Haber
Osman Karataş

Sizin Canınız Daha Ne İstiyor?

Sizin Canınız Daha Ne İstiyor?
Bu haber 11 Mart 2016 - 21:32 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Merhum Erbakan’ın 28 Şubat Darbesiyle bertaraf edilmesi, mütedeyyin kesimde derin üzüntü ve psikolojik hiçliğe neden olduğun yaşayarak görmüştük.

O dönemler merhamet yoksunu siyasiler ve üst düzey bürokratların çeşitli baskı ve zulmüne maruz kalmış mustazaflar  adeta ülkenin 5. Sınıf vatandaşı durumuna düşürülmüştü.

Yüce Allah’ın Lütfuyla …

Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik açıdan son derece çalkantılı bir dönemi olan 2000’li yılların başında kuruldu.

Türkiye’de 2002’den bu yana tek başına iktidar olan Ak Parti, 14 Ağustos 2001’de Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kuruldu.

Önderliğini Necmettin Erbakan’ın yaptığı ‘Milli Görüş’ hareketinin, 28 Şubat süreci ve sonrasında peş peşe gelen parti kapatma kararlarının ardından zayıflamasıyla, oluşum içindeki yenilikçi kanat daha merkez tabanlı bir siyasi parti arayışına girdi.

Bu arayışın sonucunda, Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, ağırlığını Milli Görüş tabanının oluşturduğu ancak merkez sağ siyasetçilerinin de yer aldığı bir çalışmayla yeni bir teşkilat oluşturuldu.

Parti, kurulduktan yalnızca bir yıl sonra 2002’de yapılan genel seçimleri kazanarak, cumhuriyet tarihinin çok partili döneminde tek başına iktidarı elde eden dördüncü parti olmayı ve devam eden süreçte girdiği tüm seçimleri kazanmayı başardı.

Erdoğan, partinin kuruluş çalışmalarına, okuduğu bir şiirden dolayı aldığı hapis cezasının infaz edildiği Kırklareli Pınarhisar Cezaevi’nde başladı.

Erdoğan hapisten çıktıktan sonra ‘Milli Görüş’ün yanı sıra, farklı görüşlerden insanları bir araya getirecek bir siyasi parti kurmayı hedefledi. Aralarında Abdullah Gül, Bülent Arınç, Abdüllatif Şener, Cemil Çiçek, Abdülkadir Aksu ve Hayati Yazıcı gibi isimlerin yer aldığı grup, Anadolu’nun farklı bölgelerinde yeni oluşum için halkın nabzını yoklamaya başladı.

Bu yeni oluşum, uzun süren planlama sürecinin sonunda, 14 Ağustos 2001’de partinin kurulduğunu ilan etti. Parti içinde Milli Görüş’ün yenilikçi yüzlerinin yanı sıra, özellikle merkez sağ ve Anavatan Partisi kökenli isimler yer aldı. Yeni çizgisini ‘muhafazakâr demokrat’ olarak belirledi.

Partinin 16 Ağustos 2001’deki ilk genel kongresinde Erdoğan genel başkan seçildi.

Ancak davaya rağmen kuruluşunun üzerinden yaklaşık 14 ay geçtikten sonra 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan genel seçimlere katılan AKP, yüzde 34,29 oyla tek başına iktidar oldu.

İş başına geldikten sonra ekonomik gelişime ağırlık veren parti, bu alanda önemli bir ilerleme sağladı. 2001 ekonomik krizinin etkileri zamanla hafiflerken işsizlik ve enflasyonda düşüş yaşandı.

Bu safahat 2007 yılına kadar böyle deva ede geldi, tek tük partiden kopmalar yaşansa da bu çok kayda değer tepkilere neden olmadı. Örneğin Abdüllatif Şener gibi. 2008 de anayasa mahkemesinin açtığı kapatma davası 5 e karşı 6 ret oyuyla son bulması Ak Partiyi oldukça rahatlatmıştı. Lakin bu seferde Amerika’da baş gösteren küresel kiriz birçok ülkeyi etkisi altına almasına rağmen,

Krizin etkileri Türkiye’ye belirgin bir şekilde yansımadı, ancak 2009 yerel seçimlere söz konusu krizin gölgesi altında gidildi.

AK Parti bu seçimde, daha önce sürdürdüğü oy artışını kaybetti ve seçim sonuçlarına göre oyların yüzde 39’una ulaştı. Büyükşehir belediyelerinde elinde tutmayı başardı.

Eylül 2012’de, iki yıllık siyasi geçmişi olan Halkın Sesi Partisi (HAS Parti), AKP’ye katılma kararı aldı. Hiçbir Has Partili makam mevki peşine düşmedi, geri durmadı, karşı koymanıza rağmen hizmet etmek yararlı olmak için çabaladı çabalamaya devam etmekteler.

2013 yılındaki Gezi Parkı eylemleri AK Parti iktidarının karşılaştığı en büyük toplumsal hareket oldu.

Erdoğan liderliğindeki AKP, daha önce kendisine destek veren Gülen Cemaati ile 2012 yılından itibaren ayrışmaya başladı. Hükümet ile Cemaat arasındaki kavga 17 Aralık 2013’te yolsuzluk ve rüşvet operasyonuyla iyice su yüzüne çıktı. Erdoğan ve AK Parti, operasyonu “komplo” ve “darbe girişimi” olarak niteledi. Cemaati de devlet içinde “paralel yapı” olarak adlandırılan Erdoğan, hükümet olarak bu yapıyla sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi. Bu dönemde AKP’den yedi milletvekili istifa etti.

AK Parti, Hükümet-Cemaat kavgası gölgesinde gidilen 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde yüzde 45 oy alarak yine birinci çıktı.

2014’teki cumhurbaşkanı seçimi AKP için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Tayyip Erdoğan, 10 Ağustos’ta yapılan ilk turda yüzde 51,8 oy alarak Türkiye’nin halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.

AK Parti yönetimi, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından yeni genel başkan seçimi için olağanüstü kongre kararı aldı. Erdoğan, 21 Ağustos’ta yapılan Merkez Yönetim Kurulu’nun ardından yeni genel başkan ve başbakan adayının Dışişleri Bakanı ve Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu olduğunu açıkladı.

Davutoğlu, 27 Ağustos’ta yapılan kongreye tek aday olarak girdi, geçerli 1382 oyun tamamını alarak AK Parti’nin ikinci genel başkanı oldu.

Birçok alanda akla hayale gelmez reformlar süreci yaşanır oldu. Temel hak ve özgürlükler, Azınlıklar ve Kürt Sorunu, Hukuk ve adalet, Demokratikleşme ve sivil toplum, Medya ve basın, Ekonomi, Eğitim, Sağlık, Çalışma hayatı ve sosyal güvenlik, Ekonomi gibi burada daha sayamayacağımız alanlarda son sürat devam ederken, parti tüzüğü gereği 3. dönemi doldurmuş ağabiler, çeşitli vesilelerle pati yönetimi dışında kalmış kurucular kurulu üyeleri, bu gün san ki geçmişte her şey güllük gülistanlıkmış gibi konuşmalara muhalefet yapmaya aşlamışlar.

Onlara sadece geçmişi unutmamaları gerektiğini, mustazaf ve muttakilerin geçmişte ödediği bedelleri hatırlatmak isterim.

Bizler bu uyarıları yapınca da, “Kardeşim siz bu partiye daha dün geldiniz haddinizi bilin !” deme kabalığına sığınmaktan da kaçınmıyorlar.

Ben de buradan diyorum ki;

Siz de büyüklüğünüzü gösterin.  Sıkıntı ve problemleriniz halkın önünden ziyade, gazete köşelerinden birbirinize mesaj vermektense, bir araya gelip kendi kendinize çözme erdemini gösteriniz. Biz de uyarmak durumunda kalmayalım. Mütedeyyin kesime eski günleri anımsatmak, umutsuzluğa sevk etmekten vazgeçiniz.

Bu parti hepinizi layık olduğunuzdan çok fazla onurla onurlandırdı. Hayalini kuramayacağınız makamlara Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vesilesiyle getirmedi mi? Yoksa asıl kavganız ve sıkıntınız Recep Tayyip Erdoğan kıskançlığı mı?

Sizin bu baht kavganızın en basit yansımaları, ülkemiz adına halkımız adına onca olumsuzluklar dururken, sayenizde tüm il ve ilçe teşkilatlarına sirayet eder olmuş. Herkes birbirinin kuyusunu kazar olmasına da sebep oluyorsunuz.

İllerde çözülmesi gereken onca sorun varken, kimisi il başkanını yeme derdinde, kimisi ilçe başkanını.

Yapmayın Allah aşkına !

Olan sadece mazlum size güvenen inan muttakilere olmakta. Unutmayın gün gelecek ne makam mevkiiniz kalacak, ne de siz. Tek kalacak olan ise; ümmet için ülke için yaptığınız hayırlı işler olacaktır.

Selam ve Dua İle…

 

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!