Sakarya Detay Haber
Melih Erol

Bel Fıtığı Nedir?

Bel Fıtığı Nedir?
Bu haber 17 Şubat 2016 - 21:31 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bel fıtığı, omurgalar arasındaki kıkırdağın aşırı zorlama nedeniyle yerinden kayarak omurilik kanalı içine doğru girmesi, bacaklara gelen sinirlere ve omuriliğe baskı yapması sonucu oluşan bir hastalıktır. Tıbbi ismi“herni diskal” dir.

bel1

Hangi omurga kemikleri arasında oluşmuşsa bel fıtığı o bölgenin adıyla anılır. Mesela; 4.ve 5. omurgalar arasında bulunan kıkırdak yerinden kaymışsa L4-5 herni diskal adını alır.Sağ bacağa ağrı vuruyorsa sağ L4-5,sol bacağa vuruyorsa sol L4-5 herni diskal olarak adlandırılır. En sık L4-5 ve bunun bir altında bulunan L5-S1 mesafeleri arasında bel fıtığı oluşur. Daha az sıklıkla L3-4 veya nadiren L2-3ve L1-2 mesafelerinde görülür.

 Bel Fıtığı Kimlerde Daha Sık Görülür?
Tıp dilinde disk hernisi olarak adlandırılan bel fıtığının toplum içinde rastlanma sıklığı onda bir gibi yüksek bir düzeydedir. Bel fıtığı en sık 35-50 yaş arasında ve her iki cinste de eşit olarak görülür. Omurga yapısı nedeniyle uzun boyluların bel fıtığına yakalanma riskleri daha fazladır. Ağır işlerde çalışanlar, ev hanımları, uzun süre oturmak zorunda kalan masabaşı çalışanları, şöförler, sürekli ayakta duran öğretmen, eczacı, garson gibi meslek sahipleri, açık havada çalışanlar, yoğun stres altındaki yöneticiler bel fıtığına yakalanma olasılığı en fazla olan kesimdir.

Bel fıtığını pratik olarak,

a) Başlangıç halindeki bel fıtığı

  1. b) İlerlemiş safhadaki bel fıtığı olarak

iki ayrı guruba ayırmak mümkündür. Her safhada uygulanması gereken tedavi ayrıdır.

Bu yüzden yapılacak iyi bir teşhis tedavinin yarısı demektir.

BEL FITIĞI BELİRTİLERİ NELERDİR ?

 Bel fıtığı hangi tarafta ise o tarafın bacağında kalçadan başlayıp topuğa kadar gelen bir ağrı olur. Siyatik sinir baskı altında olduğundan dolayı bacak arkasında siyatik sinir boyunca ip şeklinde bir ağrı vardır ve hastalar bacaklarının arka kısmından bir iple çekildiğini söylerler. Öksürmekle ve ıkınmakla ağrı şiddetlenir. BEL FITIĞINDA BEL AĞRISI OLMAYABİLİR. Asıl belirti bacakta ağrıdır. Bacak ağrısı genelde tek bacakta olmasına karşılık fıtığın büyük olması ve orta hattan direkt olarak omuriliğe baskı yapması sonucu her iki bacakta da ağrı duyulabilir. Ama çoğunlukla tek taraflı bacakta belirti verir. Bazı hastalarda ayak topuğu üzerine basma veya parmakları ucunda yürüme  kuvvet kaybı nedeniyle mümkün olmaz veya azalmıştır. Yani kuvvet kaybı oluşmuştur. Bu bel fıtığının ilerlemiş olduğunun bir kanıtıdır. Ayrıca bazı hastalarda idrar yapmada felç görülebilir. Bu hastalarda sonda ile idrar boşaltılır.Bel fıtığı ilerlerse iktidarsızlık, çabuk yorulma, idrarını tutamama, dengesizlik ve yürüyememe gibi belirtiler de eklenebilir.

Bel Fıtığı Olanların Dikkat Etmesi Gerekenler

Bel fıtığı belirtileri hayatınızda yapacağınız bazı değişikliklerle önemli oranda hafifletilebilir. Bel fıtığınızın ilerlememesi ve ağrıların şiddetlenmemesi için aşağıdaki noktalara dikkat etmelisiniz.

  • Otururken belinizin boşlukta kalmamasına dikkat edin. Gerekirse sert bir yastıkla destekleyin.
  • Ağır kaldırmayın. Kaldırmanız gerekiyorsa tek elinize yüklenmemeye çalışın. Örneğin alışveriş torbalarını tek elinizle taşımak yerine iki elinize de eşit miktarda dağıtın.
  • Yerden bir şey alırken belinizi bükerek eğilmek yerine dizlerinizi bükerek çömelin.
  • Uzanırken sağ veya sol tarafa yatmak yerine sırt üstü yatın. Yatağınızın çok yumuşak olmamasına dikkat edin ve yüz üstü yatmayın.
  • Masa başında çalışıyorsanız dik oturun ve beliniz destekli olsun. Her yarım saatte bir ayağa kalkarak esneme hareketleri yapın.
  • El çantası yerine sırt çantası kullanın.
  • Bel bölgesini güçlendiren egzersizleri düzenli olarak yapın.
  • Kendi kendinize ilaç kullanmayın. Ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçları sık kullanımı bazı yan etkilere yol açabilir.
  • Beliniz ağrıdığında tüm gün yatarak dinlenmek yerine hareket etmeye çalışın. Ağrılar sırasında uzun süre hareketsiz kalmak bu ağrıların daha sık tekrar etmesine neden olur.
  • Topuklu ayakkabı giymeyin.
  • Ağrı arttığında bölgeye sıcak veya soğuk kompres yapabilirsiniz.
  • Dik durun. İyi bir duruş hem omurga hem de fıtığa binen yükü azaltacaktır.
  • Fazla kilolarınızdan kurtulun. Her fazla kilo omurgaya ve fıtığa binen yükü arttırmaktadır.
  • Bölgeye kas gevşetici merhemle hafif bir masaj yapmak ağrıları hafifletebilir.

BEL FITIĞI TEŞHİS 

Günümüzde bel fıtığı teşhisini radyolojik tetkiklerle koymak mümkün. Ama biz teşhis koymak için öncelikle hastayı muayene ederiz. Muayene bulguları çok önemlidir.

BELİRTİLER:Hastalar belinden kalçasına ve bacağına doğru yayılan ağrıdan şikayet ederler. Bu ağrı ayak topuğuna ve parmaklara kadar uzanabilir. Özellikle bel fıtığında ağrı şikayeti öksürmekle veya ıkınmakla artar.Bu bel fıtığı teşhisi için önemli bir bulgudur.

Bazı hastalar bacağının arka kısmından bir iple çekildiğini söylerler. Hastanın beli bir tarafa doğru eğilebilir.

Ayakta uyuşma olabilir.Bazı vakalarda ayak bileğinde  kuvvet kaybı gelişmeye başlar.Hastalar yol yürüdüklerinde önlerine çıkan küçük bir engelde ayak bileklerinin döndüğünden şikayet ederler.

İlerlemiş vakalarda idrar ve büyük abdestini yapmakta zorluklar veya tutamama oluşabilir.

Yine çok ilerlemiş vakalar da cinsel fonksiyonlar olumsuz yönde etkilenir.Özellikle erkeklerde penis sertleşmesinde sorunlar meydana gelebilir.

ÖNEMLİ NOT: Hastanın ayak bileğinde kısa sürede felç ve idrar yapamama durumu (idrar felci) meydana gelirse acilen ilk 6 saat içerisinde ameliyat edilmelidir. Bu 6 saatlik süreye ALTIN DÖNEM denir ve bu süre geçirilirse hastanın klinik bulguları düzelmez. Ayak bileğindeki felç kalıcı olur, idrarını yapamaz. Hayat boyu idrar sondası kullanmak zorunda kalabilir. Bu nedenle böyle bir durumla karşılaşan hasta hiç vakit kaybetmeden beyin cerrahisi uzmanına müracaat etmelidir.

UNUTULMAMALIDIR Kİ; SİNİR SİSTEMİNDE KAYBEDİLEN GERİYE GELMEZ.

MUAYENE BULGULARI 

1- Hasta muayene masasına sırt üstü yatırılır.  Ağrıyan ayağı dizi bükülmeden yukarı doğru kaldırılır.  Bu muayeneye Lasek Testi veya  BACAK KALDIRMA TESTİ (BKT) denir.  Bacak yukarı kaldırıldığında hasta kalçasında ve bacağında şiddetli ağrı duyar. Buna BKT müspet denir.

2- Hastanın diz ve topuk reflekslerine bakılır. Doktor “refleks çekici”  adı verilen bir alet ile hastanın diz ve topuk bölgesine vurarak, bu bölgelere gelen sinirlerin sağlam olup olmadığı hakkında bilgi alır. Şayet bel fıtığı sinire baskı yapmışsa diz veya topuktaki refleksler azalır veya kaybolur.

3- Hastaya ayak parmaklarının ve topuklarının üzerinde yürümesi söylenir. Bel fıtığı hastası parmaklarının veya topuğunun üzerine kalkamaz. Yani bu bölgelere gelen sinirlerin baskı altında kalması nedeniyle ayak bileğinde kuvvet kaybı oluşmuştur .Tedavi edilmezse ayak bileğinde felç meydana gelebilir.Ancak bu olay her bel fıtığı vakasında mutlaka olacaktır diye bir kural yoktur.

4- Hastanın ağrı duyduğu bacağının ayak üstünde ve parmaklarında his kusuru (uyuşukluk) mevcuttur.

ÖZETLERSEK: Bel fıtığı diyebilmek için muayene sonucunda;

1- Bacak germe testi müspet olacak

2- Diz veya topukta refleks kaybı olacak

3- Ayak bileğinde kuvvet kaybı olacak

4- Ayak üstünde his kusuru (uyuşukluk)  olacak

Bu dört bulgunun hepsi veya en az ikisinin bir arada olması halinde bel fıtığı teşhisi koyulmuş olur.

Bugün kullandığımız en önemli tanı yöntemi lomber MR ( Bel Emarı )yapmaktır. Manyetik rezonans cihazları içinde lomber bölgenin görüntülenmesiyle, bel fıtığı kesin olarak teşhis edilmektedir. Ağrının olduğu fakat fıtığın yeterli görülmediği vakalarda, EMG denilen sinir iletimiyle ilgili bir tetkik yöntemiyle de tanı açısından yardımcı olmaya çalışmaktayız.

bel2bel3

Bel Fıtığının Tedavisi Nasıl Yapılır? 

a)Başlangıç Safhası
Bel fıtığın tedavisi fıtıklaşmanın, yani disk dediğimiz elastiki maddenin bacağa gidensinirlere yaptığı basının derecesine bağlıdır. Eğer sadece bel ve bacak ağrısı mevcut, herhangi bir uyuşukluk, güç kaybı, hareket kısıtlılığı yoksa bel fıtığı başlangıç safhasında demektir. Bu halde hastaya kas gevşetici ilaçların verilmesi, yatak istirahati ve belini zorlayacak hareketlerden kaçınması önerilir.

Hastaya yapılacak öneriler şunlardır:

1) Hasta kesinlikle bir iki kiloyu aşan ağırlıkları kaldırmamalıdır.
2) Öne ve yanlara doğru eğilme, belin bükülmesi yasaklanır. Eğer yerden bir şey alınacaksa hastanın çömelerek alması söylenir.
3 ) Hastaların otururken belinin arkasına bel boşluğunu yok edecek şekilde bir yastık koymaları ve yirmi dakikadan fazla oturmamaları önerilir. Eğer hastanın mesleği gereği uzun süre oturması gerekiyorsa her yirmi dakikada bir yürümesi önerilir. Uzun süre araba kullananlara ise yirmi dakikada bir arabalarını park edip arabalarının etrafında birkaç kez dönmeleri tavsiye edilir.
4) Hastanın yukarıya doğru uzanması yasaklanır. Yukarıdan bir şey alacaksa bir iskemle veya merdivenin üstüne çıkıp alması söylenir.
5) Hastaya belini daima sıcak tutması, açık pencere veya havalandırma önünde durmaması hatırlatılır.
6) Bel ve bacak ağrısı olan hastalar mutlaka stresten kaçınmalıdır. Stres ağrıyı arttırmak yanında bel fıtığının ilerlemesine de yol açabilir. Hastanın evde kaldığı süre içinde yatak istirahati yapması önerilir. Çok sert zeminlerin sanıldığının aksine zararları daha fazladır. Kaliteli bir yaylı yatakta ve hastanın kendince en rahat edebildiği pozisyonda yatması daha uygundur.

b)Bel Fıtığı İlerlerse

Eğer yukarıdaki önerilere, istirahate ve kas gevşetici ilaçlara rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa fizik tedavi uygulanmalıdır. Fizik tedavi mutlaka bir uzmanın denetiminde olmalıdır. Fizik tedavi sırasında ilk bir kaç gün ağrılarda artma olabilir, ama hasta onbeş yirmi seans fizik tedaviye devam etmelidir. Bel çektirme, akupunktur, bele balık bağlama, el masajı, zift yakma gibi yöntemler ancak istirahatle bile iyi olabilecek bel fıtıklarına fayda edebilir. Bu tip alternatif tedavi metotlarının amaçları fizik tedavide olduğu gibi kasları gevşetme esasına dayalıdır. Ama amacı dışında uygulanırsa bu metotlar faydadan çok zarar getirir. Eğer yapılan tüm tedavilere rağmen hastanın ağrıları geçmemiş ise nükleoplasti metodu uygulanabilir. Nükleoplasti ileri dereceye ulaşmamış bel fıtıklarında fıtıklaşmış diske bilgisayarlı tomografi altında bir iğne ile girilerek radyofrekans dalgalarıyla diskin ısıtılması, diskin içindeki sinirlerin harap edilmesi ve diskin içinde boşluklar açarak fıtığın çökmesi esasına dayanır. Nükleoplasti tek seans olarak ve hastanede yatma gerekmeden uygulanan bir metottur. Herhangi bir riski yoktur, ama fıtığı tamamen yok etmesinin garantisi yoktur.

c)Ameliyat Gerektiren Durumlar

Fizik tedaviye rağmen hastanın ağrıları devam ediyorsa veya geriletilmeyen bir güç kaybı, bacakta incelme, dayanılmaz ağrılar varsa veya çekilen tomografi veya MR filmlerinde diskten bir parça koptuğu tespit edilirse çözüm cerrahi müdahaledir. Ameliyatla omurilikten çıkan sinirlere olan mekanik bası giderilmelidir. Eğer cerrahi müdahale yapılmaz ve sinire bası devam ederse hastada idrarını tutamama, seksüel gücün kaybı, ayaklarda felç gibi sorunlar gelişebilir. Maalesef halk arasında ameliyat olursam sakat kalırım, uzun süre yataktan kalkamam, korse takmak zorunda kalırım veya fıtığım tekrarlar, tekrar ameliyat olurum gibi inanışlar mevcuttur. Ama mikrocerrahi sayesinde bu tip korkulara gerek kalmamıştır.

Mikrocerrahi Nedir?

Yaklaşık altmış yıldır uygulanmakta olan klasik bel fıtığı ameliyatları sonucu hastaların tam olarak iyileşememeleri, uzun süre ağrı çekmeleri, işlerine geç dönmeleri cerrahları bu konuda arayışlara yöneltmiştir ve yirmi iki yıl önce Caspar ve Yaşargil tarafından mikrodiskektomi metodu bulunmuştur. Mikrodiskektomi hastaların ayağa kalkış ve işlerine dönüş süreçlerini kısaltmış, fakat özel eğitim, özel mikroskop ve özel aletler gerektirdiğinden arzu edilen düzeyde yaygınlaşamamıştır. Bu nedenle halk arasında bel fıtığı ameliyatından sonra sakat kalırım, normale dönemem korkusu oldukça yaygın bir şekilde devam etmektedir. Bel fıtığında uygulanan mikrocerrahi metoduyla hastalar ameliyat olduktan altı-yedi saat sonra ayağa kalkıp yürümekte ve bir gece hastanede yattıktan sonra evlerine gidebilmektedir. Bu metot sayesinde sadece bir buçuk-iki santimlik bir kesi yapılmakta ve ameliyat sonrası cilt yüzeyine dikiş konmamaktadır. Ameliyatın gelişmiş mikroskoplar altında yapılması ameliyat bölgesindeki sinirlerin 25 veya 40 büyütmeyle görülmesini, böylece sinirlere hasar verme riskini sıfıra indirmeyi sağlamaktadır. Halen bu metotla bel fıtığı ameliyatları korkulu rüya olmaktan çıkmış, bel fıtığı olan hastaların hastalıkları nedeniyle üzüntüye kapılmalarını önlenmiştir. Hastalar ameliyat oldukları gün veya ertesi gün taburcu olabilmekte, bir hafta içinde de normal yaşantılarına dönebilmektedirler. Bazı hastalar ise ameliyattan değil narkoz almaktan korkmaktadırlar. Birçoğunda uyuyup bir daha uyanamama korkusu vardır. Epidural anestezinin bel fıtığı ameliyatlarında da kullanılması ile bu korku ortadan kaldırılmış, artık bel fıtığı ameliyatları konuşa konuşa yapılır hale gelmiştir.

Özel Akgün TEM Hastanemiz Beyin Cerrahisi servisimizde Bel Fıtığı ameliyatlarını

-23 yıllık beyin cerrahisi uzmanlık tecrübemizle

-Mikrocerrahi tekniğiyle

-Hastalarımızı ameliyat sonrası altı saat içinde yürüterek bir gece misafir edip

eski sağlıklarına kavuşturup bir an önce sosyal yaşamlarına başarıyla döndürmekteyiz.

 Op. Dr. Melih EROL

Beyin Omurilik Sinir Cerrahisi Uzmanı

İletişim ;Özel Akgün TEM Hospital

0 212 464 34 34 dahili 301

Gsm  0 533 656 77 86

Mail; op.dr.meliherol@hotmail.com

melih.erol@tem.com.tr

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER