Sakarya Detay Haber
Osman Karataş

Cemaatler Tarikatlar Algı Mühendisliği Yapmamalı

Cemaatler Tarikatlar Algı Mühendisliği Yapmamalı
Bu haber 15 Şubat 2016 - 22:33 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bizlere neler oluyor böyle;

Birileri çıkıp insanların saf arı duygularını istismar edip, cehennemde yanmayan kefen pazarlar,

Bir diğeri çıkıp cennetten tapu pazarlar,

Hele hele bir diğer şarlatansa, şeyhine Azrail As gelmiş, şeyhi ise tek komutu Allah C.C’den alan Meleklere sözüm ona ‘’’ben size canımı almaya gelin mi dedim de geldiniz der ve geri gönderir’’

Aklı sıra şeyhinin tek emri, Allah cc dan alan Melek taifesine bile etki ettiğini algı yoluyla millete yutturmanın peşine düşmüşler.

Yani aklı sıra Mevla’nın bizlere bahşettiği aklı, zekâyı şeyh yalakasının emrine amade etmemizi bizlere üstü kapalı tavsiye eder olmuş.

Ama emin olun ki bu din tacirleri çok haklılar, biz ki Allah’ın ilk emri olan ’’oku’’ emrinin gereğini yerine getirmiyoruz,

Yeni aldığımız kompüterin bile kullanım kılavuzunu defalarca okurken, okumamız emir olunan Kuranı kerimi Türkçe Mealinden dahi okumuyorsak elbette bu şarlatanlar fazlaca haklıdırlar.

Tembelsek, hazıra alışmışsak elbette bu şarlatanların din diye emir diye bize sunduklarına sonuna kadar inanmak durumundayız.

Düşünsenize;

İnsan-ı kâmil yetiştirmek için kurulan cemaatler ve tarikatların asıl amaçlarının geleneksel irfan merkezleri olan tasavvufun müesseseleridir.

Tarikatların amacı Allah’a götürmektir ve O’nu görüyormuş gibi yaşatmaktır. Tarikatlar, toplumu başka yöne yönlendirmemeli, fani olan dünyalıkları devşirmek için toplum mühendisliği yapmamalılar.

TV, radyo, gazete vb. gibi iletişim araçlarını da bu amaç doğrultusunda kullanmalılar”

Tarikatların ve cemaatlerin temel amacının manevi eğitim veya diğer bir tabirle kişilik inşası olduğundan hareketle,

Tarikatların manevi eğitim dışında bir amaçları olmaması gerektiğini , “Tarikatların amacı Müslümana hayatın her safhasında Hakk’ı hesaba katmayı öğretmek yani Allah’ı görüyormuş gibi yaşatmak ve Kur’an ahlâkını öğretmektir. Günümüzde de tarikatlar bu amacın dışına çıkmamalıdır. Tarikatlar, toplumu başka yöne yönlendirmemeli, dünyevileştiren herhangi bir oluşum (şirket, holding, alışveriş, pazarlama vs.) için toplum mühendisliği yapmamalılar. TV, radyo, gazete vb. gibi iletişim araçlarını da bu amaç doğrultusunda kullanmalılar”

İzah etmeye çalıştığımız yapı genel olarak tarikatlardan ziyade cemaatlerde sıkça kullanılan bir kanıt olmuş durumdadır.

Bu durum karşısında aklımıza şu soru gelmemeli midir?

Ya arkadaş siz bu irfanı eksik halkı Allah cc ye daha yakın olsun, layık olsun, cehennemlik olmasın amaç ve gayesine hizmet etmek için mi kuruldunuz? Yoksa şeyhinizin araç plakasının bile’’ şyh’’ harfleriyle şereflenip ekonomik güç merkezi olmak için mi kuruldunuz?

Gelinen noktada elbette ikincisi, nasılsa bu halk Allah kitap dediniz mi size biat edecek sorgulamayacaktır.

Bu yumuşak karın ranta everilmeli idi fazlasıyla yaptınız yapıyorsunuz da.

Bunca olandan bitenden sonra hala bu Ülkede feto terör örgütüne kanıp yardım eden ihvan sahibi insanların olduğunu duymak,  görmek bizleri ziyadesiyle üzmektedir.

Bir diğeri ise son günlerde haber kanallarında izlediğimiz Marifet derneğinin ormanlık alana, önce kiralama yöntemiyle orman bakanlığından kiralanan sonrasında belediyeden sadece abdest hane ve camii inşaatı için izin alınıp, daha sonra külliyeye çevrilen binaların yıkım sefahatini ve cemaat mensuplarının hadsiz açıklamalarına şahit oluyoruz.

Neymiş vay efendim, Irak tezkeresine biz karşı çıktık, neymiş gezi olaylarına karşı çıktık, neymiş kürt açılımına karşı çıktık, 1 Kasım seçimlerinin olmasına kadar bize bir şey demediler hatta buraya ziyarete bile geldiler, siyaseten( mealen) emellerine ulaştılar oy devşirdiler şimdi işleri bizimle bitti külliyemizi yıktılar…

Vay anasını be ne çıkarcı bir hükümete sahipmişiz de bilmiyormuşuz.

Bir diğer cemaat ise yıllardır Adıyaman da merkezlenmiş, sonrasında ticari holdingleşmiş bir cemaat.

Yetmemiş feto, yu örnek almış tüm bürokrasiye sirayet etmiş, polisten, sağlığa kadar sirayet eder olmuş.

Yetmemiş devir bizim devrimiz artık bizim borumuz öter ruh haline soyunmuşlar.

Başta da izah etmeye çalıştığımız kuruluş gayelerinin dışına çıkan bu yapılara hangi gerekçelerle göz yumulmaktadır.

Dönem ne 28 Şubat dönemi nede vesayet dönemidir.

Yeni Türkiye inşa etmeye çalışan hükümet halkı afyonlayan bu yapıların bürokraside kemikleşmesini acilen engellemelidir.

’’Müslüman bir kez geçtiği delikten ikinci kez geçen değildir’’ öğretisi ortada iken daha ne beklenmektedir.

Direnen uzun adam, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey acilen devlette yapılanan bu yapıları temizlemelidir.

Aksi takdirde bu halk bu toplum ikinci kez aldatıldık söylemlerine asla itibar etmeyecektir.

İller genelinde ilçeler genelinde tüm bu yapıların belediyelerde kamu kurum ve kuruluşlarında ki ilişikleri acilen tespit edilip kesilmelidir.

Bir ihmalin bu ülkeyi 80 darbesi günlerine getirebileceği durumu test edildiği yakın zamanımızda hataya fırsat asla kata verilmemelidir.”

 

 

Selam ve Dua İle

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!