Sakarya Detay Haber
Bekir Azak

World Trade Center’den, Bataclan’a Esrarengiz  Yol

World Trade Center’den, Bataclan’a Esrarengiz  Yol
Bu haber 03 Ocak 2016 - 21:42 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Farklı düşünmek için farklı bakmak şart,farklı bakmazsanız herkes gibi göreceksiniz.

Renkli gözlükleriniz, renkli imajlar gösterir. Sahneyi her zaman “Fîgüranlar”a işgal ettirirler. Aktörlerin karışıklığı, kalabalıklığı, gerçeğin saklanmasında kolaylık.
Yazının başlığına bakarak “Ne alâka ?” diyebilirsiniz. Çok alâka çok, Hıristiyanlar arasında, İslâmiyet’in hızlı bir şekilde yayıldığını gören haçlı zihniyetinin, Humeyni’yi Fransa’da besleyip büyütüp İran’ın liderliğine getirip, “İslâmo-fobinin” çekirdeklerini attığı zamanlardan başlayan bir süreç bu.  Zaman zaman haklı sebeplerden doğmuş olsa bile, İslâm adına tetikçilik yapmış bu hasta beyinler, her zaman her yerde, “İslâmo-fobinin” gelişmesine  hizmet etmiş, bütün gizli servislerin oyuncağı olmuşlardır.

11 Eylül ikiz kuleler de, 13 Kasım Bataclan da aynı ideale hizmet eden “senaryoculuğunu” gizli servislerin yazıp, figüranlığının sözde İslamcı hasta beyinli terör örgütlerince oynandığı iğrenç bir oyun…bedelini, suçsuzların ödediği senaryo..

Yoksa, ikiz kuleleri yere çakan yangının,  uçakların yakıtının sebep olduğunu zannedenlerden misiniz ?

Olaydan altı hafta gibi, 24 temmuzda bu kompleks turlara terörizmi de kapsayan sigorta yapıldığını biliyor musunuz?

Uçakların değme dahi değmediği üçüncü tur nasıl aynı şekilde yere çakıldı ?

ABD ve dünyaca ünlü eksper: “O turların o şekilde çökemeyeceğini söylüyor, iddia ediyorlar” FBI uçakların turlara çarpmasından sonraki “patlamaların” hiçbirini kayıtlara geçmiyor, patlama seslerini duyan şahitlerin hiçbirinin  ifadesi alınmıyor. Eksperler patlamaların, çeliği eriten on’a yakın bombanın olabileceğini iddia ediyor. Çeliğin eridiği yerde, pasaport erimiyor. Pentagon’a düştüğü iddia edilen “yolcu” uçağının, bu bölgede kesinlikle zor bir manevrayla asla pentagona giremeyeceğini söylüyor, savaş uçağıyla çok tecrübeli pilotun ancak becerebileceğine dikkat çekiyorlar. Uçağın kanatlarının ortada olmaması, pentagondaki uçağın girdiği deliğin “yolcu uçağına” göre çok küçük olması bir diğer muamma. vs. Soru, bütün bu senaryoyu ABD’nin niçin oynandığı tabii. Mesele, bir taşla bir çok kuş, Îslâmo-fobinin mihenk taşlarını yerleştirip, Îslâm ülkelerinin enerji kaynaklarını istilâ etmenin gerekçelerini oluşturmak. . ..13 kasım Paris katliamının  gerekçesi ile tıpa tıp örtüşüyor.

13 Kasım Paris katliamını anlamak için doğru sorular sormak gerekiyor. Katliam kimin işine yaradı ve yarayacak. Katliam günlerdeki gelişmelere ve olayın gerçekleştirme şekilleri, olay sonrası gelişmelere bir göz atmamız,olayın neden ve kimlerce planlanıp oynanabileceğiyle ilgili ip uçları veriyor. Olaydan önce, görebildiğimiz göze çarpan, bir kaç detay.
-AB, İsrail’in kolonlardan AB’ye ihraç ettiği ürünleri etiketlelemesini mecburiyete bağlamasına, İsrail’den çok sert ve tehdit edici mahiyette mesajlar geldi.

-Olay haftasında, iptal edilen İran CB ziyaretinde, Fransa-İran arasında çok önemli anlaşmaların sinyalleri verilmişti, uçak satışından, çok kapsamlı geniş ticari anlaşmalar sabote edilmiş oldu. Kimin kumbarasına yaradı?
-G 20’de, Suriye için alınacak kararlarda Hollande’ın en önemli aktör olması beklenirken, olayın akabinde, toplantıya katılmadı. Dolayısıyla G-20 den önemli bir karar çıkmadı.

Fransa, “güvenli bölge” konusunda Türkiye’yi destekleyen önemli bir partnerdi, görünüşte. Peki kimlerin işine gelmiyordu Hollande’ın G-20’ye katılması.

-Fransa’daki seçimlerde, olayın planlayıcıları için, bir kaç kuş indirme komplosuydu. Olay, bölge başkanlıkları seçimleri için bir nebze olsa iyi sonuçlansa da, asıl hedef 2017 Fransa CB seçimlerinde, aşırı sağcı-ırkçı Madame Le Pen’in önünü kesici gibi duruyor. Bölge seçimlerinde, sağcı-solcu Cumhuriyetçi düşüncedeki siyasetçiler işbirliği yaparak,aşırı sağın bir tek dahi bölge başkanlığı kazanmasını önlediler. Fransa CB François Hollande, katliamın akabinde aşırı-sağın bütün argümanlarını devlet-ırkçılığı uygulamasıyla benimsedi, ancak, olayın hissi tepkilerin geçmesinden sonraki durumu daha sonra göreceğiz.Fransız vatandaşlığı, mülteciler, sınırlar,güvenlikle ilgili kararlar.vs.   Manipülasyon kimin işine, “kim” için nasıl gelişecek?
-AB’nin kabusu mülteci sorununa da, olayın akabinde radikal kararlar geldi. …Bataclan’a esrarengiz bir şekilde teröristlerden biri, olay yerine pasaportuyla gitmiş, öyle jimnastikler yapmış ki adam, Suriye pasaportunu düşürmüş. ….vah vah diyesimiz geliyor bazen, pasaportsuz ne yapacak gittiği “yerde” acep.

-13 Kasım Paris katliamı ve öncesi esrarengiz bir kaç izah edilmeyen kısa “tesadüfler” . Meselâ, Charlie Hebdo olayında izah edilmeyen, olaya bakan komiserin 48 saat gibi kısa zaman diliminde, bürosunda  silahını başı dayayarak intihar etmesinin nedenlerini kimse kamuoyuna açıklayamadı. Komiserin annesi oğlunun psikolojik zerre rahatsızlığının asla olmadığını açıkladı ve olay ört-bas edildi. Bu olayda da,teröristlerin olay yeri Paris merkezden nasıl uzaklaşabildiği izah edilmedi. vs. 13 Kasım olayın da yine böyle, bu hasta beyinleri kullanan servislerin yönlendirme maksadıyla çok aşırı gayretleri gözümüzü çıkarmasa, kendimizi ehvam şüpheciliğiyle sorgulayacaktık. Bataclan ve çevresinde neler oldu. Bir defa, Bataclan ve Charlie hebdo birbirlerine beş yüz metre gibi yakın mesafe, normalde bölge güvenlik için kontrollü bir bölge. Kontrollü bölge olmamış olsaydı bile kesinlikle, teröristler bir-kaç kahveyi tarayarak, konser salonu rahat bir şekilde dalamazdı, mümkünatı yok. Bu bölgede, istihbarat eksiği bir banka soyguncusunun yakalanması istatistiklere göre üç ila yedi dakika. Bataclan’a giren teröristlerden biri Suriye pasaportunu ortaya “bırakmışmış”. Bir kaç yerde, bir kaç telefon “püsü” bulunmuş, bu püslerin bilgileri üzerinden operasyonlar yapıldı, bir çok kişi kontrol altına alındı. …sonuç camiler, imamlar üzerinden baskılar. …vs.

Paris’teki olaylarda kullanılan bu sığır teröristlerin hiçbir tanesinin, bir tekinin bile camilerde radikalleşmediği defalarca söylenip ispatlandığı halde. Radikalleşmeler bir, hapishaneler, iki enternet ekranları.  Paris’te, Suriye’ye gidip umduğunu bulamayıp geri gelen yedi yüz kişilik bir genç grubu var, bunlardan hiçbiri, bir imâm vasıtasıyla radikalleşmemiş, bir çoğunun da Kuran’ı kerimi açmadığını söylüyorlar. Büyük çoğunluğu da irili-ufaklı kirli işlerle hapishane ziyaretçileri olmuş. Hapishanelerde bu gençleri radikalleştiren sistemi kim kurmuş.

Gelelim olay sonrası Saint-Denis bölgesindeki operasyona, ilginç bir çok hassas anlamını bulamadığımız incelikler var. Belçika’dan gelen terör sığırlarının, üzerlerinde önemli miktar mühimmatla Paris’e gelip düzgün bir kalacak evlerinin olmaması, operasyon yapılan söz konusu ev evsizlerin geçici, parklardan, şurdan-burdan toplama insanların geçici olarak kaldıkları bir ev. Operasyon gününde de bir-kaç teröristin bu evde olmaları ilginç bir tesadüf ve emniyet güçlerinin evi ateş altına alıp tam beş bin mermi sıkması, evin tekrar kullanılmayacak şekilde harabeye döndürülmesi, üstelikte bu hengamede polisin yeniden bir-kaç telefon püsleri bulup, bunlar üzerinden, Belçika dahil çokça operasyonlar yapması. Bu katillerin, birilerinin kontrolünde olduğunu anlamamak, severek deli olmak gibi bir şey.

-İslam adına ilk şiddet, 1977 kasım ayında Vahabiliği yıkma amaçlı Kâbe baskınıyla başladı ve Kâbe baskını Fransızların özel kuvvetlerinin yardımıyla bastırıldı. Bütün bunlar, henüz çok genç olan Ben Laden’in gözleri önünde gerçekleşti.

Bu yıllarda Ben Laden’in babası Kâbe’nin yapımı gibi birçok mütehatlik işleri yürütüyordu. Ben Laden Suudi gizli servislerince 23 yaşında Afganistan için görevlendirildi ve bu tarihlerden beridir şiddeti esas alarak mücadele eden örgütlerin samimiyetleri başlar Müslüman olmayan gizli servislerle. 80’lerde Peşavar’da büyük bir güç toplayarak Afganistan’a geçer.  ABD ile direkt ilişkiler, 86 stinger misiller. ..vs. 1988 SSCB çekilir, Ben Laden boşa çıkınca, geri Pakistan’a gelir.  1990 da Saddam Kuveyt’i işgal edince, Ben Laden ABD ile direkt irtibata geçip, Saddam’ı Kuveyt den çıkartmayı teklif eder. Bu teklif bilindiği gibi reddedilir.  Bunun üzerine Ben Laden örgütünü uyandırıp, Suudi sınırına dayanan ABD ve işbirlikçileriyle, Suudi yönetimi de dahil olmak üzere savaşa karar verir. Bu tarihlerden sonradır ki, CIA başta olmak üzere, Mosad vs de dahil örgütlerin içine sızdırılmış servis elemanlarıyla bu örgütler birer katiller mangası gibi kontrol altına alınır, manipüle edilir. Devamında da, bir öncekilere göre daha çok radikalleşen örgütler, aralarında direkt bir bağlantı olmasa bile, bir öncekilerin çekirdek bir ismiyle, et  birbirini izler gelişir.Talibanlar, Alkaida, Hizbullah, DAEŞ. vs.

-Netice itibariyle bütün mesele, Hıristiyan aleminin Müslümanlara karşı yürütülen “Haçlı” zihniyetlerinin bir yansıması yaşadıklarımız. Zaman zaman savaşın şekilleri ekonomik, stratejik, siyasi, kültürel, …vs. şekillerde belirginlik gösterse de, sonuçta gaye hep aynı. Müslümanları köleleştirmek.  Orta-doğuda, Afrika’da, şurda-burda diktatörler türetip, besleyip büyüterek, burada yaşayan kitlelere sorgulamayı cinayetmiş gibi lanse edip cahil toplumları bilerek ürettiler büyüttüler. Çünkü, Müslümanların ilmi düşünceleri esas almaları halinde, dünya hakimiyetinin kesinlikle kendilerine geçemeyeceğini çok iyi biliyorlardı.  Müslümanların, ilim-irfanlarını, adaletlerini, dürüstlüklerini ellerinden alıp, onlara orta çağlardan kalma bağnaz-tutucu düşüncelerini empoze ettiler.

11 Eylül ikiz kuleler, 13 Kasım Bataclan katliamlarının maksadı, sebebi, müsebbibi kendileri olup, gayeleri, İslam coğrafyasının dışında yaşayan Müslümanlara karşı kuvvetli bir islâmo-fobiyi geliştirilip, bahanelerle, gerekçeler uydurup, Müslüman topraklarındaki enerji kaynaklarını emerek, buralarda yaşayan kitleleri köleleştirmek.

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER