Sakarya Detay Haber
Website Malware Scan
Cem Toker

Demokrasi Sandıktan İbaret Olsa Sebze Hali Demokrasi Kalesi Olurdu?

Demokrasi Sandıktan İbaret Olsa Sebze Hali Demokrasi Kalesi Olurdu?
Bu haber 26 Kasım 2015 - 19:47 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Dünyada UEFA’nın futbol takımlarını, FİFA’nın milli takımları sıraladığı endeksler olduğu gibi, ülkelerin demokrasi düzeyini de ölçüp sıralayan son derece itibarlı bir kurum var.

Bu kurum dünyaca ünlü Ekonomist dergisinin İstihbarat Birimi.

Her yıl 167 ülkede seçim yasaları, siyasi partiler yasaları, halkın karar mekanizmasına katılımı, siyasetin finansmanı, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve benzeri temel kriterleri inceleyip not veriyor ve bu sıralamayı yayınlıyorlar.

Elimdeki en son rapor 2014 yılına ait. Dünyanın en demokratik ülkesi olarak Norveç, en sonuncu, 167. ülke olarak da Kuzey Kore belirlenmiş.

İşin garibi Norveç’te de bir Parlamento var, Kuzey Kore’de de.

Norveç’te de belli aralıklarla parlamento seçimi yapılıyor, belki inanmayacaksınız ama Kuzey Kore’de de.

Her ikisi de kendi yönetim şekline demokrasi diyor.

Üstelik Kuzey Kore’nin resmi ismi, sıkı durun, “Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti”.

Hem bir demokrasi, hem bir cumhuriyet. Kulağa muhteşem geliyor!

Oysa demokraside dünya birincisi Norveç bir krallık.

Her iki ülkede de hem bir yasama organı varsa, hem de seçimler yapılıyorsa nasıl oluyor da bir ülke dünya birincisi, diğeri dünya sonuncusu oluyor?

Zira şeytan, otoriter, baskıcı rejimlerin sadece seçim kazandıktan sonra kullandığı “milli irade, sandık” kavramında gizlidir değerli okurlar.

Seçim bir demokrasinin en son son göstergesidir. Seçime gelene kadar bir ülke yönetimini demokratik kılan veya kılmayan daha nice değerler, ölçüler vardır.

Basın özgür müdür? İktidardan farklı düşünenler seslerini gazetelerden, televizyonlardan topluma duyurabiliyorlar mı? İktidarın yanlışlarını basın korkusuzca eleştirebiliyor mu? Seçmen sandığa gitmeden önce farklı partilerin farklı görüşlerini duyabiliyor, okuyabiliyor mu?

Belli bir fikir etrafında özgürce örgütlenip, bu fikri yayabiliyor mu?

Yargı bağımsız mı? Basında, iş dünyasında, siyasette “aman şunu demeyeyim, bunu demeyeyim, eleştirmeyeyim, sorgulamayayım, alırlar iktidarın adamı bir yargıç önüne çıkarırlar, içeri atarlar” korkusu hâkim mi?

İktidarlar yargının kararlarını uyguluyorlar mı yoksa “yargının gücü yetiyorsa gelsin durdursun” gibi söylemlerde bulunuyorlar mı?

Hem “anayasayı tanımıyoruz” deyip, hem o anayasaya sadık kalacağı üzerine yemin eden siyasetçiler var mı? Varsa bunlar o ülkede bakan olabiliyorlar mı?

Bilgiye erişim var mı? İktidarın işine gelmeyen konularda, oyum azalır korkusuyla, hemen yayın yasağı, internete erişim engellemeleri uygulanıyor mu?

Milletvekillerini gerçekten halk mı seçiyor, yoksa parti yönetimleri adayları belirliyor, seçimde halka sadece onay vermek mi düşüyor?

Seçilenler gerçekten milletin vekilleri mi yoksa Genel Başkanların emir kulu mu?

Seçenler seçtikleri insanı tanıyor mu? Hesap sorabiliyor mu?

Seçilenler seçmenlerine hesap veriyorlar mı? Yoksa “Sayıştay raporları, yani milletin vergilerinin nerelere harcandığının hesabı, Meclise gelirse duman oluruz” mu diyorlar?

Hazine yardımı Anayasa’da emredildiği gibi seçime giren partilere yeterli ve adaletli dağıtılıyor mu, yoksa 3 partiye seçim gününe kadar milletin vergilerinden “her sabah” 1 milyon 750 bin TL verilirken, seçime giren diğer partilere ileri demokrasi nasihatı mı veriliyor?

Anayasa gereği, her partiye eşit mesafede olması, daima tarafsız ve bağımsız kalması gereken, TRT, RTÜK, YÖK gibi kurumlar gerçekten tarafsız ve bağımsız kalıyorlar mı?

Görüldüğü gibi bir ülkenin kendisine “demokrasi” diyebilmesi için, sandığa gelene kadar o kadar çok kriter var ki, bunlardan sadece birkaçına değinebildik.

Herkesin koltuğu kapana kadar kendine demokrat olduğu, “demokrasi tramvaydır, binersin, istediğin durağa gelince inersin” zihniyeti ile yönetilen ülkemiz, bu dünya demokrasi sıralamasında nerede mi?

  1. sırada bayanlar baylar. Moğolistan, Zambia, Gana, Senegal, Bangladeş, Kenya, Uganda’nın altında 98. sırada, bir ileri demokrasi kalesi olarak duruyor. Hibrid demokrasi, yani melez, yani demokrasi gibi bir şey olarak sınıflandırılmış.

Bütün bunları önemsiz, boş laf olarak görenler için dünya demokrasi birincisi Norveç ve sonuncusu Kuzey Kore insanının kişi başına gelirini de yazalım da demokrasi, hukuk ve özgürlüklerin cüzdanla olan ilişkisi de sergilenmiş olsun.

Her bir Norveçlinin cebine ayda yaklaşık 17,000-18,000 TL girerken, yönetim kadrosu hariç, her Kuzey Koreli ayda 400 TL ile yaşam mücadelesi veriyor.

Demokrasi adalet ve özgürlüktür.

Adalet ve özgürlük ise ekmektir.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
error: Bu sitenin içerikleri korumalıdır. Emeğe saygı !!

türk porno porno izle mersin escort adana escort adult forum istanbul escort hatay escort istanbul escort istanbul escort bodrum escort eskisehir escort porno indir escort istanbul escort bayan